Anarşist Kadınlar 1 Mayıs’ta da Sokaktaydılar!

Anarşist Kadınlar olarak 1 Mayıs’a Anarşist Devrime Faaliyetle pankartıyla ve hazırlamış olduğumuz üzerinde Paris Komünü’ne hayat veren, komüne kendinden izler bırakan, uzlaşmayan anarşist bir kadın Louise Michel’in yazmış olduğu şiirden uyarladığımız “Şimdi suskun olan kadınlar okyanus gibi gürlüyor ve taşıyor sokaklara isyanımız, özgürlük hayalleriyle yürüyoruz yaşam için, kara topraklarda açan mor çiçekler gibi…”  yazan flamamızla birlikte içinde Kolektif26A, Lise Anarşist Faaliyet ve Devrimci Anarşist Faaliyet’inde  bulunduğu Anarşist Faaliyet kortejiyle katıldık.  

Yürüyüş başlamadan önce Kolektif26A’nın paylaşma ve dayanışma ilişkilerinin önemini anlatmak için kurmuş olduğu paylaşma masasının orada yaklaşık 5000 adet hazırlanmış olan sandviçleri 1 Mayıs’a gelenlerle birlikte paylaştık. Ardından başlayan yürüyüş sırasında ” İsyan, Devrim, Anarşi”, “Kadınlar Sokakta, Anarşiyle İsyanda”, ” Örgütlü Bir Halkı Hiç Bir Kuvvet Yenemez” , ” Bütün Devletler Katildir” gibi birçok slogan atıldı. Yürüyüşün ardından arama noktalarına gelindiğinde ise her seferinde olduğu gibi hayatlarımızı çalan, bizlere köleliği dayatan patronların adaletine, onların adaletinin temsilcisi devlete, devletin tetikçileri kolluk kuvvetlerine kendimizi aratmayacağımızı belirterek açıklamamızı yaptık.

Biz Kadınlar, kadın ruhunu 1 Mayıs’ a taşıyarak, kara mor bayraklarımız ile iktidarlara, ataerkil düzene, cinsiyetçiliğe, kapitalizme ve mülkiyete olan isyanımızı bir kez daha tüm çoşkumuzla haykırdık. Bizler özgürlüğe, devrime, anarşizme olan inancımızla her daim isyanda ve sokaklarda olacağız.

Polis barikatlarının önünde okunan açıklama aşağıdadır;

 

BİZ ANARŞİSTLER;

1886’dan beridir büyütüyoruz bu ateşi. Bu ateş işçilerin, işsizlerin, ezilenlerin ateşi. 1886’dan beri korkuyorlar efendiler; biz olmamızdan, birlik olmamızdan. Örgütlenerek gösteriyoruz sömürüye karşı birlik olmanın gücünü. Kapitalizmin asla giremeyeceği mütevazi hayatlarımızı paylaşıyoruz ve dayanışıyoruz. Mülkiyetin kendini dayattığı bu sisteme karşı, zenginlerin ve patronların bencillik kültürüne karşı, paylaşma ve dayanışmayla. Toprağı, suyu ve yaşamı kaynak olarak gören şirketlerin talanlarına karşı, devletin yalan kanunlarına karşı yaşamı savunarak. Devletin bombalarıyla, silahlarıyla katlettiği halkların isyanı ve bin bir bahaneyle kapattığı ezilenlerin öfkesi yüreğimizde, devletin yasakladığı özgürlüğü haykırarak büyütüyoruz bu ateşi.

Bu barikatlarda adalet istediği için öldürülen işçilerin, bu barikatlarda katledilen devrimcilerin, bu barikatlarda isyankar halkların kanı var. Biz Anarşistler, bu yıl da devletin bu kanlı barikatlarında teslim olmayacağız. Hayatlarımızı çalan, bizlere köleliği dayatan patronların adaletine, onların adaletinin temsilcisi devlete, devletin tetikçileri kolluk kuvvetlerine kendimizi aratmayacağız.

Paylaşma ve dayanışma dolu özgür bir dünya için, örgütlülüğe olan inancımızla, devrime olan inancımızla, şimdi, şu anda olduğu gibi her yerde haykıracağız:

Ekmek, adalet ve özgürlük için; Anarşist Devrime Faaliyetle…