Anarşist Kadınlar 1 MAYIS’A

anarsistkadinlar09

Anarşist Kadınlar 1 MAYIS’A

“Hayatlarını kendi ellerine alan ve kimseye itaat etmeyenler” özgürleşebilir ancak. Ve bizlere hayatımız boyunca hep itaat etmenin gerekliliği öğretildi. Birilerinin yönetmesi kaçınılmazdır dendi, iktidar kendini böylece daha rahat ifade edebilir çünkü. Yönetildikçe ezilmişliğin getirisi, bu getiriye de katlanılması telkin edildi. İşte böyle bir dünyanın içinde kadınlardan çok daha fazlası bekleniyor. Kadın olmamızdan ötürü daha fazla itaat etmemiz bekleniyor mesela. İktidar konumunu koruyabilsin diye. Biz kadınlar Erk’in hiyerarşisinde birçok farklı konumda eziliyor ve baskı altına alınıyoruz. İktidar konumlarını korudukça o güçleniyor, biz ise çaresizleşiyoruz.

Ancak kimileri bu “ezilmişliğe isyan” eder, iktidarlara itaat etmek istemezler. “Kimsenin kimseyi yönetmediği ve kimsenin kimseye tahakküm uygulamadığı” bir yaşamı savunurlar. Mülkiyeti ve mülkiyet hakkını reddederler; “kimse bir şeyin sahibi olamaz” diyerek. Bütün otoritelere karşıdırlar, “bütün otoriteler yıkılmalıdır” derken sadece kendi kendini yönettiğin bir anlayışın ifadesi olursun çünkü. Düzenin eşitlik yalanına kanmazlar “herkesin ihtiyacına göre verebildiği, alabildiği” kadarına adil derler. “Tüm devletler, sınırlar, onları koruyan tüm militarist yapılar da ortadan kaldırılmalıdır” çünkü şiddet, savaş, işkence, tecavüz, kan ve sadece acı barındırırlar. Günümüzün düzeninde birer köle olmayı seçmezler, “her şey herkesindir” diyerek insanın, doğanın ve tüm canlıların yaşamsal aslı olan paylaşmayı ve dayanışmayı sahiplenirler. Günümüz düzeni ise paylaşmayı ve dayanışmayı, rekabet ve bencillik olarak değiştirmiş, varoluşuna tepkisel ne varsa onu sömürerek yok etmiş, üzerine basa basa kendini korumuş ve yükseltmiştir. Düzen böyleyse yıkılmalıdır elbet ve “yıkıntıların üzerinden yeni bir yaşam” yaratılmalıdır.

Böyle bir düzenden kurtulmayı kim istemez ki? Ancak bir tek kurtulmak olmamalı gaye. Kadın aklındaki iktidara ket vurabilir, kendi bedenini, sömürülen emeğini ve yok sayılan kimliğini elde edebilir, ancak “düşlediğini eyleyebilmek”, yaşamını bugünden yaratarak özgürleşebilmek gerçekleşecek olan gayenin bütünlüğüdür. Biz anarşist kadınların gayesi “özgür bir yaşamı bugünden yaşabilmektir.” Bu yüzden hayallerimiz çalınmadan, hayatlarımız buluşuyor diyerek örgütleniyoruz.

Bizler “özgür bir yaşamı eylemek için örgütleniyoruz.” ve bu amaçla bir YouTube kampanyası oluşturuyoruz Eylemi kara mor bayrakla ve isyanla dalgalandırarak sokaklara taşıyoruz. Bu düzeni bozanların yanında, düzencilerin karşısında barikat oluyoruz. 1886’da Anarşist oldukları ve düzen bozdukları gerekçesiyle asılan işçilerin anısına, her sene olduğu gibi bu sene de düzene bir haykırış günü olan “1 Mayıs’ta Taksim” de buluşuyor, kara mor dalgalanıyoruz.

Özgür bir yaşam için mücadelesi kara olan tüm kadınları yan yana eylemeye çağırıyoruz.

Anarşist Kadınlar