Hindistan’lı Kadınların İsyanı: Chipko Hareketi

Hindistan’da kadınlar 46 yıl önce bugünlerde bir direnişin fitilini ateşledi, bu sessiz direnişin adı Chipko Hareketi’ydi.?

Hindistan devleti, daha fazla kazanç için daha fazla kereste ithal etmek istiyordu. 60’lı yıllardan itibaren tüccarlar için çıkarılan izinlerle ağaç kesimleri hızlanmıştı; dolayısıyla toprak kaymaları ve sel gibi olaylar sıklaşmıştı. Bu olaylarsa en çok kadınları etkiliyordu; yiyecek ve yakacak toplamanın yanısıra içme suyu taşımak da onlara yüklenen işlerdi ve artık daha uzaklara yürümek zorunda kalıyorlardı.

Ursula K. Le Guin, bu olayda da geçerli olacak şekilde, anlatıyordu erkek iktidarların kadın ve doğa tahakkümünü: “Uygar Adam der ki: Ben benim, ben efendiyim, geri kalan her şey öteki; dışarıda, altta, altımda, itaatkar. Ben sahip olurum, ben kullanırım, ben araştırırım, ben sömürürüm, ben denetlerim. Önemli olan benim yaptığımdır. İsteklerim maddenin var olma sebebidir. Ben benim, geri kalanıysa uygun gördüğüm şekilde kullanılacak kadınlar ve vahşi doğa.”

1971 ve 72’de bu orman katliamına karşı çeşitli eylemler gerçekleştirilse de onları asıl harekete geçiren olaylar, 24 Nisan 1973’te Mandal isimli bir köyde başladı. Devletten aldıkları ihaleyle tenis raketleri yapan bir firma için ağaç kesmeye gelenler, davul sesleri ve sloganlarla köyden kovuldu. Benzer saldırılar ve bu saldırılara karşı çıkışlar sürerken bir gün bir şirket sahibi şöyle demişti: “Seni aptal köylü kadın, bu ormanda ne yatıyor biliyor musun? Reçine, kereste ve böylece döviz.” Kadınlarsa “Evet, biliyoruz. Reçineyi ne yapar? Toprak, su ve temiz hava!” demişti.

Devletin, Reni isimli başka bir köydeki 2500 ağaç için yeni bir açık artırma yapacağını duyurması ise bardağı taşıran son damla oldu; Reni’de direniş kararı alındı. İhaleyi alan şirket ve devlet yetkilileri bu orman katliamına karşı direnişi öngörerek bir ayak oyunu yaptı. 26 Nisan 1974’te, ağaçların kesileceği gün, köyde yaşayan erkekler kendilerine tazminat ödeneceği bahanesiyle uzaklaştırıldı.

Ellili yaşlarında bir kadın olan Gaura Devi, ağaç kesmeye gelenleri görünce köydeki 27 kadını toplayıp ormana koştu. Şirketin ağaçları kesmesi için gönderdiği erkeklerin silahlı olması kadınlara geri adım attırmadı. Kadınlar, ağaçlara sarıldılar, bütün geceyi bu şekilde nöbet tutarak geçirdiler. Chipko hareketi böyle başlamıştı. (Hindu dilinde sarılmak, kucaklamak anlamına gelen “chipko”, eylemci kadınların kesilmek üzere işaretlenmiş ağaç gövdelerine kollarıyla sarılıp hareket etmeyi reddeden yöntemlerini ifade ediyordu.)

Direniş haberinin yayılmasıyla civar köylerden kadınlar dayanışmaya gelip ağaçlara sarıldı. Cesareti kırılan şirket geri çekildi ve kadınların direnişi kazanımla sonuçlandı.