Category – Propaganda

Benlerden Biz Olmak İçin Elibelinde

kolaj Anarşist Kadınlar’la 8 Mart çalışması üzerine yapılan bu röportaj Meydan Gazetesi’nin 17. sayısında yayımlanmıştır.

“Anarşist Kadınlar, bu yıl 8 Mart sürecinde Elibelinde kadınlarla doldurdular sokakları, meydanları. Erkek egemenliğine, devlete, iktidara, kapitalizme karşı kadın mücadelesini daha da yükselttiler, kadın dayanışmasını büyüttüler. Anarşist Kadınlarla, Elibelinde’yi ve bu sürece nasıl hazırlandıklarını konuştuk.” (devam…)

Bir Tahakküm Biçimi Olarak Kadın Sünneti

Cinsellik üzerine konuşmanın tabu olduğu toplumlarda kadının cinselliği yaşayamaması, sadece kocasının zevk alması için cinsel ilişkiye girmesi, cinselliğin evlendikten sonra sadece erkeğin istediği gibi gerçekleşebilmesi, kadının doğurganlığının otoriteler tarafından denetlenmesi, dini inançlardan ötürü kadın için cinselliğin ayıp ya da yasak olması gibi bir çok paralele bağlı olarak, kadınların cinselliğinin ve bedeninin erkek egemen kültür içerisinde kontrol altında tutulması, toplumu düzenleyen kuralların başında gelmesi neticesinde gerçekleştirilen en acımasız müdahalelerden biri olan kadın sünnetinden bahsetmek bizim için “farz” olmuştur.

Kadın sünneti, en genel olarak, klitoris ve iç dudaklar uyuşturulmadan bıçak, tıraş bıçağı, keskin cam parçaları ve keskin teneke kenarları ile kesilmesi, ardından kemik çiviler, iğne, hayvan kılları ve deriden elde edilen iplik ile dikilmesi olarak uygulanıyor. Birçok dini metinlerde de rastlanılan ve ismini de “yapılması iyi olan şey” anlamında kullanılan sünnetten alan bu uygulama, tarih boyunca başta cinsel hastalıklar olmak üzere çeşitli cinsel hastalıkların önlenmesi amacıyla yapılmış.
Kadın sünnetinin yaygın olduğu toplumlarda, kadınlar da birbirlerine sünnet olmaları gerektiği üzerine baskı kurmakta, birbirlerine şart koşmaktadır çünkü o organın kesilmesi ile eve bağlılık arasında bir ters orantı kurmuşlardır zira sünnet olmamış kadının erkeğine ve evine bağlı olamayacağını düşünürler. Ayrıca sünnet olmayan kadının elinden diğer bir kadının yemek yemeyeceği gerçeği bu durumun kadınlar arasında daha da içselleştirilmiş olduğunu gösteriyor.
Bu uygulamanın hem dini bir zorunluluk hem de toplumların bir kültür yansıması olarak hala uygulanıyor olması, konuya özellikle erkeklerin değil kadınların müdahil olması, kadın sünnetinin erkek sünneti kadar normal görülmesi bazı ülkelerde yasal olarak yasaklansa da toplumların kadın sünneti geleneğinden kolay kolay vazgeçecekleri pek mümkün gözükmüyor. (devam…)

Kapitalizmin Güzelliği:Saç Ticareti

Kapitalizm, hiçbir şeyde sınır tanımayıp, bütün aç gözlülüğü ile dünyayı yok etmeye ve insanlığı biraz daha gerçekten uzaklaştırmaya çalışıyor. Hayatımızın her köşesine sinsice girmiş olan, kendini yine yeniden üreten kapitalizm insanın en temiz duygularını bile çalıp onu kirletiyor. Kapitalizmin ürettiği ve insanlık tarafından kabul edilmiş olan güzellik kavramı kadını hem üreten hem de tüketen konumunda başrolde oynamaya mecbur kılıyor.

Beden üzerinde uygulanan tüm tahakkümün insan doğasını zorlayan sınırlarını göz ardı ederek dışarıya sunmaya güzellik deniyor artık. Güzelliğin satın alınıyor olması daha kolay kılıyor karşısındakini etkilemeyi. Günümüzün güzel olma çabası içerisinde olan kadın, buna ulaşılması için katedilen yolların, katledilen canlıların, göz ardı edilen duyguların ve insanlığın, harcanan paranın, tükenen hayatların en önemli sorumlularındandır. (devam…)

Kadının Özgürleşmesi Anarşizmle Mümkündür!

ANARŞİZM NEDİR?

Anarşizm; özgürlüğün ve adaletin gerçekleştiği toplumsal düzendir. Bu otoritenin ve mülkiyetin ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. İnsanın insan üzerindeki, insanın doğa üzerindeki ve diğer tüm canlılar üzerindeki tahakkümünün sonlandırılması, paylaşma ve dayanışma üzerine kurulu bir yaşamın örgütlenebilmesi ve Komünizmin hayat bulması Anarşizmle mümkündür. Herkesin ihtiyacına göre ve verebildiği kadar ilkesini benimseyen üretim ilişkilerini bu doğrultuda düzenleyen Anarşist toplumda yönetim devletin değil, halkın kendi iradesindedir; öz yönetimindedir. Anarşist toplum yukarıdan aşağıya merkezi değil, parçalı yatay örgütlenmeyi savunur; hiyerarşiyi ve merkezileşmeyi reddeder. Yerel otonomların merkezsiz birliği olan bir federasyonla toplumsal işleyişini düzenleyen Anarşizm toplumsal ve yaşamsal bir özgürlük tahayyüldür. Anarşizm bireyin özgürleşmesiyle, toplumun özgürleşmesi arasında bir öncelik, aşama koymaz. Birey özgürleşirse toplum gerçekten özgürdür. Birey kendini gerçekleştirirse devrim gerçekten devrimdir. (devam…)

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12
Kadınlar Sokakta © 2013 Yazı Ekle
WP-Backgrounds Lite by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann 1010 Wien