Kürtaj Haktır, Karar Kadınların!

Sevgili Kadınlar,

Bizler, Kürtaj hakkımızı geri almaya kalkanlara dur demek için Türkiye’nin her yerinde bir araya geliyoruz. Polis müdahalesiyle karşılaşıyor, tartaklanıyor, gözaltına alınıyor ama ısrarla, çoğalarak bedenlerimize, hayatlarımıza müdahale edilmesine karşı çıkıyoruz.

Karşı çıkıyoruz. Çünkü kürtaj değil, kürtaj yasağı cinayettir. Sağlıksız koşullarda kürtaj yaptırmak zorunda kaldığı için yılda seksen bin kadını kaybediyoruz. Ücretsiz, sağlıklı, güvenli doğum kontrol ve kürtaj hizmeti sağlanmadığı, kürtaj yasaklandığı, doğum kontrolü sadece kadınların üzerine yıkıldığı için yılda seksen bin kadını kaybediyoruz. Kürtaj yasağı kadınları “merdiven altlarında” ölüme terk etmek, daha çok kadını kaybetmek demek olacağı için karşı çıkıyoruz. (devam…)

Kürtaj Değil Roboski Katliamdır

 

Başbakanın “Her kürtaj Uludere’dir” söylemine karşı kadınların isyanı bugün Kadıköy sokaklarına taştı. Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda sezaryene karşı olduğunu söylemiş, kürtajı katliam olarak nitelendirmişti. Bu da yetmezmiş gibi kürtajı Roboski katliamıyla bir dillendiren devlet, kadın bedenini kendi kirli politikalarının bir parçası haline getirmeye çalışmıştı.

Bugün devletin bu söylemine karşı isyanlarını haykıran kadınlar Kadıköy sokaklarındaydı. Bizler de Anarşist Kadınlar olarak devletin bu kirli oyununa sözümüzü söylemek için oradaydık. “Katliam Roboskidir”, “Kapitalizme Köle Devlete Kurban Olmayacağız”, “Kapitalizm Katliamdır”, “Her Devlet Bir Uluderedir” yazılı dövizlerimizle, sloganlarımızla hep birlikte haykırdık asıl katliamın devlet ve kapitalizm olduğunu. (devam…)

Kadınlar 3 Haziran’da “Her Kürtaj Uluderedir” Söylemine Karşı İsyanını Haykırıyor

Başbakan Tayyip Erdoğan, Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı’nın uygulanmasına ilişkin 5.Uluslararası Parlamenterler Konferansı kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, kürtaj hakkını hedef aldı. Yaptığı açıklamada kürtajı cinayet olarak tanımlayan Erdoğan, sezaryenle doğuma da karşı olduğunu ifadelerine ekledi. AKP’nin kadın düşmanı politikalarını gözler önüne serercesine sarf ettiği sözlerle, kadını aile içinde tanımlamayı sürdürürken “3 çocuk” isteğini de yineledi.

Çocuklar konusunda yaşadığı “hassasiyetin” yaptığı açıklamada etkili olduğunu ifade ederken, Uludere’de katledilen çocuklar için ise, acılara duyarlı olmaktan uzak bir yaklaşımla: “Her kürtaj bir Uludere’dir” şeklinde buyurdu.

Buna karşı kadınlar olarak, başbakanın kürtaj ve kadın bedeni üzerine söz söyleme hakkının olmadığını ve kadınlar üzerinde giderek artan şiddet, baskıya karşı gücümüzü kadın düşmanlarına birlikte gösterebilmek için Kadıköy’de buluşuyoruz.
3 Haziran Pazar günü saat 14.00′da Altı yol/ Kadıköy

Vicdani Retçiler Barış için Vicdani Retlerini açıkladı

12-20 Mayıs Vicdani Ret Haftası’nda yapılan çeşitli etkinliklerin ardından son gün (20 Mayıs) “BARIŞ İÇİN SÖZÜMÜZ VAR”  ve     “MİLİTARİZME GÜVEN OLMAZ” adlı iki panel gerçekleşti. Panelin sonrasında Tünel’den Taksim Meydanı’na kadar Vicdani Retçiler Yürüyüş  yaptı, Taksim meydanına gelindiğinde ise 14 kadın ve erkek vicdani reddini açıkladı.

1993 Temmuz’da Muğla’da düzenlenen Uluslararası Vicdani Retçiler Toplantısı’nda 15 Mayıs’ın Dünya Vicdani Retçiler Günü olması kararlaştırıldı, bununla birlikte vicdani retçi Osman Murat Ülke’nin tutuklanmasıyla birlikte etkinlikler düzenlenmeye başlandı ve hala devam etmektedir. Bu sene de 15 Mayıs Platformu’nun düzenlediği 9 güne yayılan etkinliklerde Vicdani ret İslami açıdan ele alındı, esir politikaları hakkında konuşuldu ve 1995’te esir alınan bir askerin anlattıkları dinlendi, vicdani rettin hukuksal görünümü tartışıldı. Okulların birer kışlaya çevrildiğini söyleyen Liseli Vicdani Retçiler eğitimde militarizasyonu konuştu.Vicdani Retçilerin eşleri, Barış anneleri, Vicdani retçi kadınların biraraya geldiği panelde ise “Kadınlar Savaşın Neresinde” diye soruldu, savaşın erkek egemen sistemin bir üretimi olduğu bu nedenle güç gösterisi olarak değerlendirilmesi geretiği ve kadınlara yönelik uygulamaların da cinsiyetçilikten kaynaklandığı dile getirildi. Kadınların ülke toprağıyla özdeşleştirildiği ve böylece savaşın, tecavüzün bir parçası haline getirildiği söylendi. Vicdani rettin kadınların özgürlük mücadelesinin önemli bir parçası olduğu ve bu hareketin toplumsallaşması için hem kadına hem de toplumun diğer bireylerine çok iş düştüğü dile getirildi. Son gün panelin ilk bölümünde, Kışlada Öldürülen askerlerin aileleri, Roboski katliamının tanıkları ve uzun yıllardır sivil ölüm yaşayan Necip Fazıl Kocaoğlu, Liseli  Vicdani retçi Melik Yalçın konuşma yaptı. İkinci bölümde ise BDP Milletvekili Sabahat Tuncel, Foti Benlisoy ve Hale Akay,’ın konuşması ile panel sonlandı. (devam…)

Toplam 46 sayfa, 18. sayfa gösteriliyor.« İlk...1016171819203040...Son »
Kadınlar Sokakta © 2013 Yazı Ekle
WP-Backgrounds Lite by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann 1010 Wien