Israrla reddediyoruz, reddedeceğiz.

Bugün 1 Eylül Barış günü dolayısıyla anlam yerini bulsun şiarıyla coğrafyanın dört bir yanından barışta ısrar edenlerin seslerini yükselttikleri bir gün olacaktı. Ama ne yazık ki olamadı; yine gaz bombaları yağdı, kadınların, anaların, çocukların üzerine.
Bu coğrafyada yıllardır bir halkın insanları yerinden yurdundan, dilinden, kültüründen, aşkından, nefretinden men edilmekte, gönülsüz savaşın ortasına itilmekteydi. Yine aynı halkın çocuklarıydı Kadıköyde gaza boğulan, koşuşturan, haykıran. Yine aynı çocukların ellerinde ‘suç’ aletleri, yüreklerinde kocamaan öfkeleriyle. Anlıyoruz ki; ne barışı, kiminle barış? tam da savaşın ortasındayız. Hiç görünmeyen belki de gün be gün gittikçe öfkeyle beslenen soluksuz bir savaşın ortasındayız. Çocukların yüreğindeki öfke bugün alev aldı sadece. (devam…)

Kadınların vicdanı, Reddediyor savaşı

Vicdani Retçi Kadınlar olarak; son günlerde artan yoğunluklu operasyonların bir an önce durdurulmasında ve savaşın sonlandırılarak barışın sağlanmasındaki aktif adımın ‘vicdani ret’ olabileceğini dile getirmek için Taksim tramvay durağında bir araya gelerek savaş çığırtkanlığı yapanlara inat bu savaşın bir parçası olmayacağımızı bir kez daha haykırdık.

Vicdani Retçi Kadınlar adına açıklama yapan Merve Arkun’un ardından, iki kadın arkadaşımız vicdani retlerini açıkladı. Vicdani retçi İnan Suver’in eşi Remziye Suver’de, İnan’ın son dönemlerde yaşadıklarına değinerek yıllardır varolan bu savaşa kimsenin dahil olmaması gerektiğini dile getirdi. (devam…)

Vicdani Retçi Kadınlar Barışın Sesini Yükseltiyor

Bu coğrafyada yıllardır yaşanan savaşı durdurmak için Kürt ve Türk gençleri artık savaşmak yerine daha etkili bir yol izliyorlar. ‘Asker olmayı, elime silah almayı, kardeşime kurşun sıkmayı, ölmeyi ve öldürmeyi reddediyorum’ diyerek vicdani retlerini açıklıyorlar. Coğrafyanın dört bir yanından yükseliyor bu reddedişler; Amed’den, İzmir’den, İstanbul’dan, Trabzon’dan yükseliyor. Savaşı reddetmenin bedelini de bir o kadar ağır bedellerle ödüyorlar; yargılanıyor, hapis yatıyor, işkence görüyorlar. Hayatları boyunca asker kaçağı olmanın ve her an yakalanıp cezaevine konmanın yarattığı psikolojinin etkisiyle sivil ölüme mahkum ediliyorlar. (devam…)

Kadınların el emeği göz nuru; Sahaf 26A

Anarşist Kadınların paylaşma ve dayanışmayı örmek amacıyla açmış oldukları ve Kadıköylü gençlerin buluşma noktası olmaya başlayan 26A Sahaf’ın Kadıköy gazetesindeki haberi aşağıdadır;

Kitap sahaflarının bir bir kapandığı şu günlerde, dostluk ve dayanışmayı kitaplarla örmeyi amaçlayan bir grup genç kadın, Caferağa’da 26A Sahaf’ı açtı.

Semra ÇELEBİ

Kadıköy Caferağa Mahallesi’nde hemen Caferağa Spor Salonu’nun yan sokağında çok yeni bir sahaf açıldı. Kırmızıya boyanmış demirleri, önündeki renk renk çiçekleri ve her geleni kapıda karşılayan köpeği Pati ile farklı bir sahaf görünümünde bu yer. Dış görünümü kadar iç işleyişi de sıra dışı. Taksim’de yıllardır faaliyette olan 26A Kafe’nin devamı niteliğinde olan 26A Sahaf, patron ve işçi ayrımının olmadığı, herkesin gönüllülük temelinde, yapabildiği ölçüde katkı sunduğu kolektif bir paylaşım ve dayanışma alanı. (devam…)

Toplam 47 sayfa, 30. sayfa gösteriliyor.« İlk...1020282930313240...Son »
Kadınlar Sokakta © 2013 Yazı Ekle
WP-Backgrounds Lite by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann 1010 Wien