“Biz Orduya Sadece Fındığa Gideriz”

vr basın
Dünya Vicdani Retçiler günü olan 15 Mayıs’ta kurulan Vicdani Ret Derneği bugün ilk basın açıklamasını gerçekleştirdi. Cezayir Toplantı Salonu’nda yapılan Vicdani Ret Buluşması’nın ardından Galatasaray Meydanı’nda yapılan açıklamada Derneğin amaçları ifade edilirken yirmi bir kişi vicdani reddini açıkladı.
Vicdani Ret Derneği pankartı arkasında bir araya gelenler “Askere gitme, kardeş kanı dökme”, “Reddet, diren, hayır de, askere gitme”, “Biz orduya sadece fındığa gideriz”, “Öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz, kardeş kanı dökmeyeceğiz”, “Kadınların vicdanı reddediyor savaşı” sloganları attı. (daha&helliip;)

Ankara da Anarşist Kadınlar Vicdani Retlerini açıkladılar

ANKA1

Anarşist Kadınlar 15 Mayıs Vicdani Retçiler Gününde Ankara Yüksel caddesinde vicdani retlerini açıkladılar. Ret açıklamalarından önce Anarşist Platform olarak okunan bildiride militarizmin ve savaşın yıllardır bu coğrafyada yarattığı acılar ve sorunlar teşhir edilirken, militarizmin sadece kışlada olmadığı bir algı biçimi olduğuna ve hayatın her alanında militarizme karşı mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı. Ecem Morkoyun ve Meltem Nur Tunçay ‘ın aşağıda ki sözlerle vicdani retlerini açıkladılar.Doğduğumuz anda verilen kimliklerin rengiyle belirlenen toplumsal cinsiyetimiz ve zorunlu eğitimle pompalanan “erkeklik” algısı ile “erkekliğin ispatı” için kutsal vatan toprağını aslında örtük olarak ta kadın bedenini savunmak için silah almaya, devletler için kan dökmeye zorlanıyoruz.

Zorunluluğun ta kendisi Türk olmak, erkek olmak, öldürmek, namuslu olmak, vatanı sevmek, susmak, hatırlamamak ve korkmaktır.

Hatırlıyorum Roboski’de Kürt olduğumuz, Amed’de eşcinsel olduğumuz, Antalya’da trans kadın olduğumuz, kürkü olan hayvanlar olduğumuz, kocasından ayrılmak isteyen kadınlar olduğumuz ve askere gitmek istemediğimiz için öldürüldük. (daha&helliip;)

Kadınların Vicdanı Reddediyor!

vicdani ret

Anarşist Kadınlar çağırıyor;
18 Mayıs’ta Dünya Vicdanı Retçiler Günü buluşmasında kadınlar vicdanı retlerini açıklamayı sürdürecekler, savaşa ve şiddete karşı duracaklar. Bu sese ve bu vicdana ortak olalım, 18 Mayıs Cumartesi günü Taksim de buluşalım…

Panel ve Ret Açıklamaları


14.00 – 17.00 cezayir toplantı salonu

14.00 – Sinevizyon ; REDDEDİYORUZ
14.10 – Açılış Konuşması (Vicdani ret derneği eş başkanı )
14.20 – 15.30 – 
Panel : Günümüzde Vicdani Ret
moderatör: eylem sezgin
konuşmacılar:
murat kanatlı – ebco(avrupa vicdani retçiler bürosu):
av. davut erkan (vicdani ret ve hukuk)
halil savda (vicdani retçi – “halkı askerlikten soğutmak”)
tolga islam (asker hakları inisiyatifi)

15.30 – 15.40 ara

15.40-17.00
2. panel 
moderatör: Didem Erbak 
konuşmacılar:
ali fikri ışık (vicdani retçi)
muhammed serdar delice (vicdani retçi)
merve arkun (vicdani retçi)
umut suver (vicdani retçi inan suver’in oğlu – sivil ölüm ve aile)
ani balıkçı (öldürülen er sevag balıkçı’nın annesi – şüpheli asker ölümleri)

17.30 Galatasaray Meydanı

Basın Açıklaması ve Vicdani Ret Açıklamaları

Vicdani Ret Derneği

Anarşist Kadınlar 1 MAYIS’A

anarsistkadinlar09

Anarşist Kadınlar 1 MAYIS’A

“Hayatlarını kendi ellerine alan ve kimseye itaat etmeyenler” özgürleşebilir ancak. Ve bizlere hayatımız boyunca hep itaat etmenin gerekliliği öğretildi. Birilerinin yönetmesi kaçınılmazdır dendi, iktidar kendini böylece daha rahat ifade edebilir çünkü. Yönetildikçe ezilmişliğin getirisi, bu getiriye de katlanılması telkin edildi. İşte böyle bir dünyanın içinde kadınlardan çok daha fazlası bekleniyor. Kadın olmamızdan ötürü daha fazla itaat etmemiz bekleniyor mesela. İktidar konumunu koruyabilsin diye. Biz kadınlar Erk’in hiyerarşisinde birçok farklı konumda eziliyor ve baskı altına alınıyoruz. İktidar konumlarını korudukça o güçleniyor, biz ise çaresizleşiyoruz.

Ancak kimileri bu “ezilmişliğe isyan” eder, iktidarlara itaat etmek istemezler. “Kimsenin kimseyi yönetmediği ve kimsenin kimseye tahakküm uygulamadığı” bir yaşamı savunurlar. Mülkiyeti ve mülkiyet hakkını reddederler; “kimse bir şeyin sahibi olamaz” diyerek. Bütün otoritelere karşıdırlar, “bütün otoriteler yıkılmalıdır” derken sadece kendi kendini yönettiğin bir anlayışın ifadesi olursun çünkü. Düzenin eşitlik yalanına kanmazlar “herkesin ihtiyacına göre verebildiği, alabildiği” kadarına adil derler. “Tüm devletler, sınırlar, onları koruyan tüm militarist yapılar da ortadan kaldırılmalıdır” çünkü şiddet, savaş, işkence, tecavüz, kan ve sadece acı barındırırlar. Günümüzün düzeninde birer köle olmayı seçmezler, “her şey herkesindir” diyerek insanın, doğanın ve tüm canlıların yaşamsal aslı olan paylaşmayı ve dayanışmayı sahiplenirler. Günümüz düzeni ise paylaşmayı ve dayanışmayı, rekabet ve bencillik olarak değiştirmiş, varoluşuna tepkisel ne varsa onu sömürerek yok etmiş, üzerine basa basa kendini korumuş ve yükseltmiştir. Düzen böyleyse yıkılmalıdır elbet ve “yıkıntıların üzerinden yeni bir yaşam” yaratılmalıdır.

Böyle bir düzenden kurtulmayı kim istemez ki? Ancak bir tek kurtulmak olmamalı gaye. Kadın aklındaki iktidara ket vurabilir, kendi bedenini, sömürülen emeğini ve yok sayılan kimliğini elde edebilir, ancak “düşlediğini eyleyebilmek”, yaşamını bugünden yaratarak özgürleşebilmek gerçekleşecek olan gayenin bütünlüğüdür. Biz anarşist kadınların gayesi “özgür bir yaşamı bugünden yaşabilmektir.” Bu yüzden hayallerimiz çalınmadan, hayatlarımız buluşuyor diyerek örgütleniyoruz.

Bizler “özgür bir yaşamı eylemek için örgütleniyoruz.” Eylemi kara mor bayrakla ve isyanla dalgalandırarak sokaklara taşıyoruz. Bu düzeni bozanların yanında, düzencilerin karşısında barikat oluyoruz. 1886’da Anarşist oldukları ve düzen bozdukları gerekçesiyle asılan işçilerin anısına, her sene olduğu gibi bu sene de düzene bir haykırış günü olan “1 Mayıs’ta Taksim” de buluşuyor, kara mor dalgalanıyoruz.

Özgür bir yaşam için mücadelesi kara olan tüm kadınları yan yana eylemeye çağırıyoruz.

Anarşist Kadınlar

 

 

 

Toplam 46 sayfa, 8. sayfa gösteriliyor.« İlk...678910203040...Son »
Kadınlar Sokakta © 2013 Yazı Ekle
WP-Backgrounds Lite by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann 1010 Wien