Lucy Eldine Gonzales


1853-7 Mart 1942 Teksas doğumlu bir sendikacı olan Lucy, siyahtı ve siyahlara karşı ayrımcılıkla savaştı. Kadındı, kadınlara karşı ayrımcılıkla savaştı. Emekçiydi, emekçileri ezen sömürü düzeniyle savaştı. Bugün geride bir tek fotoğrafı var. Bir de belleklere, belgelere bıraktıkları.

Lucy Eldine Gonzales 1871’de amcasına ait küçük çiftlikte kuzey Teksas’ta çiftlikleri dolaşan bir vergi tahsildarı olan Albert Parsons isimli bir beyazla tanıştı. O yıllarda Güney’de Jim Crow Yasaları hüküm sürüyordu. Ayrı ırklardan insanların evlenmesi yasaktı.

Okumaya devam et “Lucy Eldine Gonzales”

İktidarların korkulu rüyası;EMMA GOLDMAN

Emma Goldman 27 Haziran 1869′da Litvanya’da bir Yahudi gettosunda dünyaya geldi. Anne ve babasının küçük bir han işlettiği Popelan köyünde büyüyen Emma Goldman on üç yaşındayken ailesiyle St. Petersburg’un Yahudi mahallesine taşındı. Burada altı ay okula gittikten sonra, ailesi tarafından okuldan alındı ve bir fabrikada çalışmaya başladı. Babasının sürekli dövdüğü ve on beş yaşındayken zorla evlendirmeye kalktığı Emma Goldman, evlenmeyi reddetti ve Amerika’ya giderek orada yaşayan üvey kardeşinin yanına yerleşti. Amerika’ya gider gitmez, Doğu Avrupa’dan gelen diğer göçmenler gibi bir giysi fabrikasında işe girdi. 17 yaşındaki genç Emma Goldman’ı anarşizme yönelten, 4 Mayıs 1886′da Chicago’daki Haymarket Meydanı’nda anarşistler tarafından örgütlenen bir mitingde bir polis grubunun içine bomba atılmasının ardından beş anarşistin tutuklanması ve “anarşist oldukları için” dördünün idam edilmesi, birininse idamından hemen önce kendi hayatına son vermesi oldu. Bu olaylar sadece bir kuşağın vicdanını şekillendirmekle kalmadı; Emma Goldman’ın köklü bir dönüşüm geçirmesine de yol açtı. Emma Goldman Chicagolu anarşistlerin idam günü devrimci olmaya ve idam edilen anarşistlerin ideallerini yaşatmaya karar verdi.

Okumaya devam et “İktidarların korkulu rüyası;EMMA GOLDMAN”