Anarşist Kadınlar 1 Mayıs’ta da Sokakta!

Biz, Anarşist Kadınlar diyoruz ki;
Ezilenlerin isyanı için;
Bütün kadınlar sokaklara!

Çağrımız; evinde bulaşık yıkayanlara, restoranda servis yapanlara, marketlerde stand açanlara, plazalarda beyni satılanlara, caddelerde vücudu satılanlara, atölyede düğme dikenlere, fabrikada makine tutanlara, toprağı ekenlere…

Kapitalizm vücutlarımızı sömürse de ruhumuz kadın, ruhumuz özgür bizim!

Çağrımız; ruhu özgür kadınlara!

Haydi, 1 Mayıs için sokaklara, kadın ruhunu taşımaya!

TOPLANMA YERİ: CEVAHİR AVM ÖNÜ – -ŞİŞLİ
TOPLANMA SAATİ: 09:00

Anarşist Kadınlar 1 Mayıs’ta Taksim Meydanına Çağırıyor

* Küresel kapitalizmin ataerkil düzeni meşrulaştırarak kadınlar üzerinde çifte baskı uyguladığı bir düzende, iktidarların, yasaların, sözde eşitlik, adalet ya da hak aldatmacalarının karşısında olan anarşist kadınlar olarak yeni bir örgütlenme pratiğini hayata geçirdik.

* Bu mücadelenin öznesi olan kadınların çalıştıkları fabrikalarından, ofislerinden, mağaza tezgahlarından, evlerinden ya da kasiyer koltuklarından, yani kafa, kol ya da duygusal emeklerinin sömürüldüğü her yerden ayaklanarak özgürlüğü sokaklarda araması gerektiğine inanıyoruz. Okumaya devam et “Anarşist Kadınlar 1 Mayıs’ta Taksim Meydanına Çağırıyor”

Haydi 1 Mayıs için sokaklara, kadın ruhunu taşımaya!

Dünyanın bir ucundan bir ucuna kadınlar emekle kazandılar yaşamı, direnerek büyüttüler mücadeleyi. Ancak bu emek yok sayıldı, bu direniş görülmedi. Kadınlar küresel bir kurtuluş için, direnenlerden ödünç aldıklarını yarınlara ödünç bırakmak için sokaklardalar.

Özgür kadınların tarihinde fevkalede tehlikeli olanların mirasıdır; Anarşizm. Hiçbir otoriteye boğun eğmez, tahakküme direnir, mülkiyeti reddeder, kapitalizmle uzlaşmaz, herkes için adaleti savunur ve bugünden yaşar devrimi. Biz kadınlar işte tam bu yüzden; gündelik yaşamını dönüştüren, özgürleştiren bir mücadelenin beklenen kurtuluşunu, beklenen devrimini değil, yaşanan devrimini taşıyoruz yüreklerimizde.

Biz, Anarşist Kadınlar diyoruz ki;
Ezilenlerin isyanı için;
Bütün kadınlar sokaklara!

Çağrımız; evinde bulaşık yıkayanlara, restoranda servis yapanlara, marketlerde stand açanlara, plazalarda beyni satılanlara, caddelerde vücudu satılanlara, atölyede düğme dikenlere, fabrikada makine tutanlara, toprağı ekenlere…

Kapitalizm vücutlarımızı sömürse de ruhumuz kadın, ruhumuz özgür bizim!

Çağrımız; ruhu özgür kadınlara!

Haydi, 1 Mayıs için sokaklara, kadın ruhunu taşımaya!

kadinlarsokakta.org
[email protected]

Ontex’e Köstek, Direnişe Destek; Kadınlar Boykot’ta!

Ontex firması, içinde Can Bebe, Helen Herper, Can Ped, Can Lady adlı ürünlerin de olduğu markaları üreten, Ortadoğu ve Afrika bölgesine ihracat yapan, yaklaşık 500 kadar işçinin çalıştığı küresel bir şirket. Selüloz-İş’in yıllardır örgütlü olduğu fabrikada işçiler, düşük ücretlendirmeye ve sendika patronlarının işverenin çıkarlarından yana taraf olmasına karşı direnişe geçmişlerdi. Günlerdir fabrika önünde sürdürdükleri direnişlerini, Ontex ürünlerini boykot çağrısıyla devam ettirmektedirler.

Kadın pedi, çocuk bezi, losyonu vb.üretim yapan bu küresel şirket’in öncelikli tüketicisi ise kadınlar. Direnişlerini kararlılıkla sürdüren işçi arkadaşlarımızla dayanışmak için hazırladığımız ‘Ontex’e köstek, Direnişe destek, BOYKOT’ yazılı stikerleri farklı semtlerde, marketlerdeki ürünlerin üzerine yapıştırmaya başladık. Sömürü düzeninin pazarında payda olmayı reddeden, bütün kadınları sokaklara, direnenlerle dayanışmaya ve boykot’a çağırıyoruz. Okumaya devam et “Ontex’e Köstek, Direnişe Destek; Kadınlar Boykot’ta!”

‘Fevkalade Tehlikeli’ Fanzin Ankara’da Kitabevlerinde

Papart, Kemalpaşa, Kura, Sinop, Munzur, Toroslar, Cilo, Ege, Marmara, Karadeniz, Akdeniz, Doğu Anadolu olmak üzere coğrafyanın dört bir yanından gelen binlerce kişi, yaşamın ve doğanın talanına karşı Ankarada buluştu. Yaşamları yok eden santral projelerine, meseleyi enerji meselesiymiş gibi göstermeye çalışan iktidarlara ve truva atı sahte doğasevicilerine, suyumuzu kapaklayarak satan şirketlere, yaşam alanlarımızı nükleer çöplüğe dönüştürmek isteyenlere, kültürümüze saldıranlara, doğaya ve tüm canlı yaşamına kast edenlere karşı bir kez daha isyan’ın sesi yükseldi. Biliyoruz ki; kadını sömüren Kapitalist sistem doğayı ve tüm canlı yaşamınıda aynı şekilde sömürmektedir, bu isyana ses katmak için bizlerde Ankara’daydık. Kadınlar sokakta kampanyamızın el ilanlarını miting alanında ve Kızılay meydanında dağıttık.
Ayrıca Fevkalade Fanzin’i Ankarada; Dost kitabevi, Orta dünya, İmge ve Ucuzca kitabevinden ücretsiz olarak edinebilirsiniz.

ADALET YERİNİ BULSUN; DEVLET’İ HADIM EDELİM!

Sakine, İpek, Arzu, Remziye, Adile… Kimi 18’inde, kimi 42’sindeydi. Kimi başörtülü, kimi şalvarlı, kimi mini etekliydi. Kimi okumuş yazmış, kimi cahil, çaresiz, kimi kimsesiz, kimi hiç yoktan yere…Ama hepsinin ortak noktaları ‘namus’ ya da ‘töre’ adına katledilmeleriydi. Katilleri; eşleri, babaları, erkek kardeşleri…Katilleri; devletti, yasalardı, erkek egemen sistemdi, militarizmdi.
Hatice, Elvan, Kezban, Dilek…Kimi 2,5 yaşında, kimi’12 sinde. Kimi kimsesiz, kimi ana-babalı. Ama hepsi; çaresiz, savunmasız, küçücük…kiminin dedesi, kiminin komşusu, kiminin hiç kimsesi. Katilleri; devlet, yasalar, erkek egemen sistem.
Katiller aramızda, katiller ‘biziz’, katiller ‘hepimiz’.Onları ‘biz’ öldürdük, ‘biz’ taciz ettik, ‘biz’ tecavüz ettik, Onları ‘toplum’ yok etti. Okumaya devam et “ADALET YERİNİ BULSUN; DEVLET’İ HADIM EDELİM!”

Kadınlar Hes’lere Karşı Yürüyor!

Suyun ticarileştirilmesine karşı mücadele eden, toprak, su, yaşam ve özgürlük mücadelesi veren, tüm yaşam savunucuları,
Her türlü uyarıya rağmen nükleer santrallerde ısrar eden anlayışa karşı direnenler olarak;

Sularımızın satılmasına, tarihimizin ve kültürümüzün yağmalanmasına, bugünümüz ve yarınımızın çalınmasına karşı Ankara’da buluşuyoruz…

9 Nisan Cumartesi
Saat: 12:00
Kolej Kavşağı – Ankara

Biyolojiden tecavüzcü yaratmak!

C. Wright Mills’in sosyoloji disiplininin kurucu metinlerden sayılan ‘Sosyolojik İmgelem’ (1959) kitabı, insanı “etrafından soyutlanmış, yalnızca refleks ve içgüdülerden oluşan bir biyolojik varlık olarak” düşünmenin kısırlığından söz eder ve uyarır: “Her ne olursa olsun insan, … içinde bulunduğu toplumsal ve tarihi yapılarla olan ilişkisiyle anlaşılmalıdır.” Ülkemizdeki muhafazakâr düşünür ve siyasetçilerin tecavüz ve hadım yasası tartışmaları bağlamında geçtiğimiz haftalarda bildirdikleri görüşler ise, “insan” denilen varlıktan ne anladıklarının sınırlarını ya da sosyolojik bakış açısından hiç nasiplenmediklerini gözler önüne sermiyor mu? Buna göre, söz konusu açıklamalar her şeyden önce insanı biyolojik indirgemeciliğin derinliklerine hapsediyor. Okumaya devam et “Biyolojiden tecavüzcü yaratmak!”

‘Hadım’ yasası Adalet Komisyonu’ndan geçti


Kamuoyunda ‘hadım’ yasası olarak bilinen Çocuğa Karşı İşlenen Cinsel Suçlarla ilgili yasa teklifi Adalet Komisyonu’ndan geçti. Çocuklara karşı işlenen suçun cezası 6 yıldan 15 yıla yükseltilirken, teklifte ‘beden sağlığının bozulması’ ibaresinin çıkarılması suçluların salıverilmesinin önünü açtı denildi.

Komisyonun sabahki oturumunda, İktidar partililer tarafından “Kadının ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunması”na ilişkin kanun teklifiyle ilgili alt komisyon kurulmasına karar verildi. Bakan Aliye Kavaf, öncelikle çocuğa karşı işlenen cinsel suçlarla ilgili teklifin görüşülmesi gerektiğini savundu.

Kadının ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasıyla ilgili kanun teklifinin alt komisyona havale edilmesinin ardından Komisyon, Çocuğa Karşı İşlenen Cinsel Suçlarla ilgili yasa teklifini görüştü. Okumaya devam et “‘Hadım’ yasası Adalet Komisyonu’ndan geçti”

Kadınlar “8 Mart”tan Mahkemede

8 Mart Kadınlar Günü kutlamalarında PKK’nin hapisteki lideri Abdullah Öcalan lehine sloganlar atılmasına engel olmadıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan mitingin tertip komitesi bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.

İstanbul, Kadıköy’de düzenlenen mitingin tertip komitesi üyeleri hakkında, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla dava açılmıştı. Okumaya devam et “Kadınlar “8 Mart”tan Mahkemede”