Esra Arıkan Açlık Eylemini Kazanımla Sonuçlandırdı

Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde tutulan Esra Arıkan 17.10.2018 tarihi itibariyle başladığı açlık eylemini kazanımla sonuçlandırdı.
Protez göğüs ameliyatının gerçekleştirilerek ruh ve beden sağlığının bozulmaması için uğraş veren Esra, kendisine çıkarılan engellerle mücadele etmiş ancak en sonunda açlık eylemine başlatmıştı.
Savcı ile görüşme gerçekleştirdiğini bildiren Arıkan, ameliyatın devlet tarafından karşılanacağının kendisine söylendiğini ve bununla ilgili yazılı evrak gösterildiğini belirtti.
Bağcılar Devlet Hastanesi’ne sevk yazısı yazılan Arıkan’a ayrıca el işini serbest bırakılacağı ve istediği malzemeyi alabileceği belirtildi. Mektup alıp verme sürecindeki sıkıntıların da azaldığını belirten Arıkan, böylece açlık eylemini kazanımla sonuçlandırdı.
Nüfusta kayıtlı cinsel kimliğinin ve isminin değişmesi için açtığı dava da sona ererek talepler kabul edildi. Kararın kesinleşmesinin ardından gerekli işlemler yapılacak.

Kadıköy’de Tacize İsyan!

25 Ekim günü Kadıköy’de bulunan Reset adlı mekanda 5 kadın arkadaşımız bir grup erkek tarafından sözlü ve fiziksel tacize uğramış ancak sessiz kalmayarak erkeklerin tacizine karşı koymuştu.

Bizlerse bugün geceleri de sokakları da meydanları da terk etmediğimizi bir kez daha gösterdik. Tacize tecavüze şiddete karşı isyan çığlıklarımızla, özgürlüğümüz için Kadıköy’deydik.

Eylem esnasında sesimizden “rahatsız” olan ve bizi susturmaya çalışan erkeklere rağmen susmadığımızı ve korkmadığımızı bir kez daha haykırdık.

Esra Arıkan Açlık Eyleminde

Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde tutulan Esra Arıkan 17.10.2018 tarihi itibariyle açlık eylemine başladı.

Esra Arıkan, geçtiğimiz aylarda yıllar boyu sürdürdüğü mücadelesini kazanmış ve cinsiyet uyum ameliyatının gerçekleştirilmesini sağladı. Ameliyatın gerçekleştirilmesiyle birlikte Maltepe’de bulunan hapishaneden Bakırköy Kadın Hapishanesi’ne sevk edilen Esra bundan sonra cinsel kimliğinden dolayı ayrımcılığa maruz kalmayacağını düşünmüştü. Ancak öyle olmadı.

Nüfusta kayıtlı cinsel kimliğinin ve isminin değişmesi için açtığı davanın sonuca ermesi için hapishanelere mahkemece yazılan yazılar uzun süre cevapsız bırakıldı. Üstelik rapor olmasına rağmen yok denildi. Esra’nın hapishanede göstermiş olduğu ısrarlı mücadele sonucu ancak rapor hapishaneden gönderildi. Bu nedenle kısa sürede bitebilecek dava hala devam ediyor. Raporun ayrıca son olarak hastaneden istenerek dosyaya gelmesi sağlandı. Ancak Esra’ya bu zamanda hapishanede kendi ismiyle değil nüfusta yazılı isimle seslenilerek bir anlamda psikolojik şiddet uygulandı.

Protez göğüs ameliyatının gerçekleştirilerek ruh ve beden sağlığının bozulmaması için uğraş veren Esra, bu taleple ilgili bakanlığa yazdığı dilekçenin hapishaneden çıkışının yapılmadığını düşünüyor. Çünkü bu süre içinde kendine ulaşan herhangi bir cevap olmamış.

Esra ayrıca geçimini sağlamak için kendisiyle kurulan dayanışma ilişkilerine ek olarak kendisi de hapishanede özellikle boncuklarla süs eşyalarıyla yapmakta olup maalesef bu olanağını Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde kaybetmiştir. Zorunlu ameliyatın masraflarının karşılanmaması riskine karşı olarak da kendisi ameliyat masraflarını karşılamak için bu satışa ihtiyaç duymaktadır.

Ayrıca Esra gerek resmi kurumlara gerekse de adli makamlara yazdığı özellikle suç duyurusu içerikli dilekçelerinin hapishaneden yine çıkışının yapılmadığını, kendisine alınan dilekçelerle ilgili hiçbir alındı belgesi veya numarası verilmediğini belirtiyor.

Ameliyat sonrası hukuka aykırı da olsa bu durumlara uzun süre katlanan Esra en sonunda göğüs protez ameliyatının sekteye uğratılması nedeniyle 17.10.2018 tarihinde açlık eylemine başlamak zorunda kaldığını söylüyor. Başta göğüs protez ameliyatının gerçekleştirileceği belli olma durumu olmak üzere Esra talepleri karşılanana kadar açlık eylemini sürdürmekte kararlı olduğunu belirtiyor.

Namme’yi Neden Mi Serbest Bırakmadılar?

Bizler Anarşist Kadınlar olarak dün gerçekleştirilen duruşmada Namme’nin yanındaydık. Namme özgürlüğüne kavuşana dek yanında olmayı sürdüreceğiz. Yaşamı savunan bütün kadınlar özgürlüklerine kavuşana dek kendisi adaletsizlik olan devletin karşısında mücadeleyi sürdüreceğiz.

#YaşasınKadınDayanışması

#NammeyeÖzgürlük

#DevletAdaletsizliktir

Namme’den Mektup Var!

Namme Öztürk, yıllardır kendisine sistematik işkence uygulayan ve son olarak da öldürme teşebbüsünde bulunan eski eşi Kazım Aydemir’i öldürdüğü için hapishanede şimdi. “Öldürmeseydim, o beni öldürecekti” diyor.

“Tek suçlu ben miyim?” diyor Namme, 8 celsedir “sanık” olarak yargılandığı davanın son duruşmasında. “’Boşanmak bizde yok’ diyen ailemin; defalarca şiddet görerek gittiğim karakoldan ‘Olur böyle şeyler’ diyerek beni kovan polislerin hiç suçu yok mu?” diye soruyor. Yıllarca evli olduğu erkeğin tacizine, tecavüzüne, şiddetine uğrarken bunu görüp de görmemeye; duyup da duymamaya çalışan herkese soruyor.

12 Ekim’de bütün kadınları Namme’yle dayanışmaya, İstanbul Kartal Adliyesi’ne çağırıyoruz. Namme’nin bize yolladığı mektubu paylaşıyoruz:

Yeldeğirmeni’nde Yaşanan Tacize Ve Şiddete Karşı Sokaklardayız!

Geçtiğimiz günlerde Kadıköy Yeldeğirmeni’nde İskele sokakta bazı görüntülerin basına yansımasıyla bir erkek tarafından esnaf bir kadının şiddette ve tacize maruz kaldığı ortaya çıkmıştı.
Yaşanan taciz ve şiddetin ardından tacizciyi teşhir etmek için Yeldeğirmeni Kadınları ‘nın çağrısıyla bizler biraraya geldik ve basın açıklaması yaptık.

Açıklamada taciz eden erkeğin aynı zamanda LGBTİ+’lerı sokakta yaşayan canlıları ve çocukları dahi rahatsız ettiği belirtildi.
Tacizcinin, hakkında suç duyurusunda bulunulup uzaklaştırılma almasına rağmen ihlal ettiği ve bunun üzerine erkek devletin mahkemesi tarafından verilen kararla serbest bırakıldığı belirtildi. Eylem sloganlarla sonlandırıldı.
Eylemin ardından yaşanan tacizi, şiddeti konuşmak, çözümler bulmak adına forum yapıldı.
Tacize ve şiddete maruz kalan hiçbir kadın yalnız değildir. Erkek şiddetine karşı bizler sokakları, meydanları terk etmiyoruz!
Yaşasın Kadın Dayanışması!

Yunanistan’da Düzenlenen Dayanışma Ve Özgürlük Festivalindeyiz!

5-7 Temmuz tarihleri arasında Anarşist Politik Örgütlenme’nin (A.P.O) çağrısıyla Atina’da birincisi düzenlenen “Sosyal, Sınıfsal ve Enternasyonal Dayanışma için Özgürlükçü Festival” de Anarşist Kadınlar olarak ilk gün “Yunanistan’dan Türkiye’ye Kadın Özgürlük Mücadeleleri” başlıklı bir oturum gerçekleştirdik.

Oturumumuzu iki yıl önce 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’yle beraber ilişkimizin yoğunlaştığı , bu iki yıllık süreç içerisinde mücadele deneyimimizi paylaştığımız ve bu süreç içerisinde kuruluşunu tamamlayan Ataerki Karşıtı Grup ile birlikte gerçekleştirdik. Mücadelemizi ve dayanışmamızı büyütmenin mutluluğuyla farklı coğrafyalarda yaşayan pek çok kadına bir kez daha seslendik.

Gerçekleştirdiğimiz oturumda; kadınların mücadele etmesinin gerekliliğini vurgularken coğrafyamızda kadınların toplumdaki yerinden bahsettik ve Anarşist Kadınlar olarak verdiğimiz mücadelenin anlaşılması için bu noktanın çok önemli olduğunun altını çizdik.İki yılı aşkın süredir yaşadığımız OHAL’in biz kadınlara etkisini; bu süreçte artan kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve katliamlardan ve devletin tüm bunları nasıl meşrulaştırdığından bahsettik. Bu baskının sosyal, ekonomik ve politik boyutlarını vurgularken devletin yükselttiği muhafazakarlığın bu baskıdaki rolüne değindik.

Tüm bu erkek egemen baskılara karşı patronun sömürüsüne karşı direnen kadınlardan devletlerin savaşında sınırdışı edilen göçmen kadınların dayanışmasına; toprağı, suyu ve yaşam alanları için direnen kadınlardan tacize tecavüze karşı koyan kadınların mücadelesini ve deneyimlerini paylaştık.

Erkek egemen sistemin, kapitalizmin ve devletin bulunduğumuz her yerde, biz kadınlara saldırılarına karşı, bütünlüklü mücadelenin gerekliliği ile konuşmamızı bitirdiğimiz son bölümde, devrimi ancak bugünden başlayarak gerçekleştirebileceğimizi ve bunun da ancak biz kadınların özörgütlü mücadelesiyle mümkün olabileceğini vurguladık. Yunanistan’da bu kaygı ve mücadele hattıyla örgütlü kadın mücadelesi veren Ataerki Karşıtı Grup’tan yoldaşlarımızı selamladık.

Yaşasın Kadın Dayanışması!
Yaşasın Kadınlar, Yaşasın Mücadelemiz!

Özgürlüğümüz İçin Pedalladık

Kartal’da bulunan Altrnatif’te kadınlar olarak alternatif bir gün planladık. Önce buluşup “Kadın Olduğum Gün” belgeselini izleyerek sohbet ettik; ardından bisikletlerimizi alıp yola çıktık. Kartal sahili boyunca şarkılarımızla, kahkahalarımızla pedalladık.

Beraber olduğumuz her yerde, her an birbirimize güç veriyoruz, dayanışıyoruz.

Flormar Ürünlerini Boykot Ediyoruz, Direnişi Büyütüyoruz!

Kozmetik firması Flormar, Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki fabrikada çalışan çoğu kadın 115 işçiyi Petrol-İş Sendikası’nda örgütlenmeye başladıktan sonra işten attı.

Ardından atılan işçiler fabrika önünde direnişe geçti. Çoğu kadın olan işçilerle dayanışma eylemleri ve destek ziyaretleri de her geçen gün artarak sürüyor.

“Biz o fabrikaya gireceğiz, çalışacağız, emeğimizin karşılığını alacağız. Bu anlayış insanları sömürmeye devam ettiği zaman da kavgamız büyüyecek, mücadelemiz sürecek ve türkiyenin her tarafına yayılacak” diyen Flormar işçileri için dayanışmayı daha da büyütüyoruz, şirket geri adım atana işçiler kazanana dek Flormar ürünlerini almıyoruz. Flomar’ı boykot ediyoruz.
Direnişe Destek Flormar’a Köstek!
Hiç Bir Fondoten Kadın Düşmanlığını Kapatamaz!
Direniş Güzelleştirir!