“Cepheye Elimde Bir Temizlik Beziyle Gebermeye Gelmedim Devrim İçin Yeterince Kap Yıkadım”

Bu sözler 1935 yılında İspanyol bir kadının,bir miliciananın sözleridir.İsyan eden bir miliciananın.
Erkeklerin şiddetle-ister savunmacı ister saldırgan konumda-tanışık olduğunu düşünen geleneksel bakış açısı “yıkıcı erkeğin” yanında “koruyucu kadın”ı da tanımlar.Kadınlar doğası gereği(!) verdiği yaşamı korumakla,düzenlemekle sorumludurlar.Onlar şiddete yabancıdırlar:yıkmaz,savaşmaz,kin gütmez,mücadele etmez,en fazla erkeğin yaptıklarını yorumlarlar.Bazı çıkıntılar vardır tabii ki.Onlar olsa olsa erkeğe özenen kompleksli kadınlar,gözü dönmüş cadılar,belki de lezbiyenlerdir(!)
Oysa kadınlar tarihin her döneminde yazgılarına(!) başkaldırmış,savaşmışlardır.Nedir peki,kadınları kendi tarihlerine başkaldırtan güç? Okumaya devam et ““Cepheye Elimde Bir Temizlik Beziyle Gebermeye Gelmedim Devrim İçin Yeterince Kap Yıkadım””

Kadınların tarihten çaldıkları gün…

BÜTÜN KADINLAR SOKAĞA!

Yıl 1857 … Newyork sokaklarında kırk bin kadın“ekmek ve gül” sloganıyla yürüdü. Emekçi milyonlarca kadın haykırdı o gün. Kadınların tarihten çaldığı bugün de seslerin yükseldiği, bedenlerin, yüreklerin aynı yerde birleştiği milyonlarca emekçi ve özgürlük tutkunu kadın yine bir arada ve beraberce haykıracaklar. Dünyada bir gün yok! Diyecekler. “KADINLAR HEP VARLAR”

Bu topraklarda yıllarca Ataerkil bir yaşamın baskısıyla sömürülen düşüncelerimiz, sömürülen bedenlerimiz, sömürülen hayallerimiz yalancı bir söylemin ve kandırmacanın değil gerçek olduğunu bilerek kabüllenmeyen direngen yüreklerin ifadesidir. Kadınlar öncelikli kendi hayatlarını sorgulayan ve değiştiren yaşamını bir örgütlü mücadelenin pratiği ile birleştirerek hareket etmeliler. DUR demek için beklemek yetmez! tüm kadınlar istediğimiz özgür yaşamları alabilmek için seslerini yükseltmeli ve harekete geçmeliler. Bu gerçek değişimdir. Okumaya devam et “Kadınların tarihten çaldıkları gün…”