PAYLAŞMAK güzeldir, hele SOKAKTA olunca

Yemek yapmak kadının mecburi görevi ve ücretlendirilmeyen emeğine dönüşür, bu nedenle de kadın için aynı zamanda bir zorunluluk ve baskı aracı haline gelir. Oysa insanları biraraya getiren ve muhabbetle eğlendiren bir kültürdür yemek ve bizler de yemeğin insanlar arası bir paylaşma olduğunu düşündüğümüz için, bügün saat 13:00 de Anarşist Kadınlar olarak Kadıköy İskele Meydanı’nda yemek dağıttık, horona durduk, halay çektik, şarkılar söyledik.

“Kadınlar Sokakta” yazılı pankartımız ve “Paylaşmak Güzeldir”, ” Ne mutfağa ne fabrikaya bütün kadınlar sokağa”, “Batsın ‘Erk’ek Dünyası” yazılı dövizlerimizle tüm kadınları sokaklara çağırdık.

Karadeniz’inden, Mezopotomya’sına kadınlarda yaptıkları kek ve böreklerle aramızdalardı. Çevreden gelen insanların da katılımıyla seslerimiz daha da yükseldi. Yemeklerin bitmesine yakın bir davul sesiyle halayımız başladı. Sonra tulumla birlikte söyledik türkülerimizi, horonla beraber coşkumuz arttı. En son olarak da 5 Mart’ta yine sokakta olacağımızın çağrısını yaparak eylemimizi sonlardık.

Bugün şarkılarımızda da haykırdığımız gibi;
Bundan böyle biline; özgürlük sokaktadır, kadınlar isyandadır.

Basında yer alan haberler:

http://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/128042-erkek-egemen-kulturun-baskilarina-karsi-kadinlar-sokakta

http://www.etha.com.tr/Haber/2011/02/19/kadin/kadinlara-dayanisma-yemegi/

http://www.diclehaber.com/1/4/6/viewNews/243754

http://www.dha.com.tr/haberdetay.asp?tarih=21.02.2011&Newsid=143296&Categoryid=2

Anarşist Kadınlar’ın Eylemine Müdahale

Bugün saat 15:00 sularında ‘kadın cinayetlerini’ konu alan eylemimizin ikinci gününde yine metro istasyonunda buluşup, eylemimiz için hazırlandık. Eylemlerimiz birçok değişik istikamete giden metro içinde gerçekleşti. Son performansımızı yapıp, başka bir semtte devam etmek üzere ayrılacakken, güvenlik görevlileri tarafından etrafımız çevrildi. Her ne kadar dağılmak üzere olduğumuzu belirtsek de güvenlik görevlileri polise haber verdiklerini söyleyerek bizleri kolumuzdan tutup sorgulamak için götürmek istediler. Gerekçe olarak da çevredekileri rahatsız ettiğimizi iddia edince biz yine de sakinliğimizi koruyarak bu eylemi neden yaptığımızı açıklamayı sürdürdük. Güvenliklerden biri, bir arkadaşımıza müdahale etmeye çalışınca tepkilerimiz sertleşmeye başladı. Ve birden etrafımızda biten üniformalı-sivil polisler tarafından ablukaya alındık. Kimliklerimiz alınıp, üzerlerimiz didik didik arandı.

1 buçuk-2 saate yakın, erkekliğine karşı yapılan eleştirileri hazmedemeyenlerin (erkeklerin-polislerin) abluka çemberinde kaldık. Bizi neyle suçlayacaklarını bilemediler. Bu konuyla alakalı oynamak üzere derlediğimiz ve gazete sayfalarına yapıştırıp, okuduğumuz haberleri bile anlamayıp, o gün çıkan gazetelerde böyle haberlerin bulunmadığını söyleyecek kadar yaptığımız eylemden bihaberdiler. Buna rağmen amirlerinin telsizden sürekli gelen talimatlarıyla bize yönelik saldırgan tutumlarını sürdürdüler.

Her gün medyada yer alan-almayan kadına yönelik şiddetin adeta fizik kanunu gibi her yerde geçerliliğini koruyor olmasına ve bu dayatmanın yaşantılarımızda görmezden gelinmesine karşı yapılan eylemsel tepkimize yönelik bu tahammülsüzlüğün tesadüf olmadığı çok açıktır.

Bugün bir kez daha, “Erk’il” zihniyetin “kadın”dan söz edildiğinde nasıl da tahammül edemediğini, nasıl da şiddetini meşrulaştırdığını gördük.

Erkek egemenliğinin ezici gücü altında sinikleşen-donuklaşan ‘Kadın’ın sesi çıkmaya başladığında nasıl da itelendiğini-susturulmak istendiğini gördük.

Bugün bize karşı yapılan bu saldırı, erkek dünyasının içinde yitip giden ‘Kadınlığa’ karşı yapılan bir saldırıdır.
Bizler ki bu yüzden sokaklardayız ve bu yüzden susmayacağız.

Her ne kadar engellensek de durmadan hayal edip durmadan bağıracağız…

BİZ ANARŞİST KADINLAR, SOKAKLARDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ.


Okumaya devam et “Anarşist Kadınlar’ın Eylemine Müdahale”