Suyun Kadınları Kürtçe söyleyemedi!

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) düzenlediği İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen “Suyun Kadınları” başlıklı konserde Kürt sanatçı Aynur Doğan’ın sahne aldığı sırada bir grup sahneye pet şişe ve sandalye fırlatarak konseri sonlandırmak istedi.
Sanatçı üçüncü parçasını seslendirdikten sonra bir kişi ayağa kalkarak ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diye bağırarak ortamı provoke etmek istedi. Konser devam ederken bir grup yuhlamaya başlayıp konser alanını terk ederken bir çok kişi ise Aynur Doğan’ı ayakta alkışladı.
Yuhalamalar nedeniyle Aynur Doğan parçasını yarıda bırakarak sahneden ayrılmak zorunda kaldı. Doğan sahneden ayrıldıktan sonra bir kadın dinleyici İstiklal Marşı’nı okumaya çalışırken güvenlik görevlileri tarafından dışarıya çıkarıldı. Okumaya devam et “Suyun Kadınları Kürtçe söyleyemedi!”

“Ne insan hücreye sığabilir, ne hücre o kadar büyüyebilir.”

Nevin Berktaş, 12 Eylülden bu yana en uzun süre hapishanede yatan kadın mahkum. Nevin Berktaş 6 yıl fazla yatırılmış ve Avukatı, bu ‘hata’yı fark etmeseymiş bir buçuk sene daha yatacakmış. İnsan öldürme, hırsızlık ve benzeri suçlar işlemediğini az çok tahmin ediyorsunuzdur. Kendisi devrimci, suçu da devrimcilik.
Berktaş’ın, yattığı 22 sene içerisinde 12 Eylül sonrası var, ‘84,’96 ve 2000’lerdeki ölüm oruçları var. 22 sene böyle bir 22 sene yani…

Nevin Berktaş “paşa paşa” yatması icap ederken, tutmuş başına gelenleri, 12 Eylül işkencelerini, direnişlerini aktaran; F tipleri ile devletin ne yapmayı tasarladığını anlatan bir kitap yazmış. ‘İnancın Sınandığı Zor Mekânlar: Hücreler’ isimli kitabını bitirmesinden bir kaç ay sonra 19 Ocak cezaevi operasyonları olmuş. Bir nevi kitabı, kehanetinin içine doğmuş. Hikaye burada bitmediği gibi belki yeni başlıyor. Nevin Berktaş 12 Eylülle hesaplaşmak için koskocaman bir referandum yapan iktidarın döneminde, 12 Eylülün meziyetlerini anlatan kitabı nedeniyle yargılanır. 6 yıl alacaklı olmasına rağmen tekrar cezaevine girer. Allah’tan büyük bir kamuoyu tepkisi ortaya çıkar ki 6 ay sonra alel acele çıkartılır dışarı. Hâlâ kitabın cezasını alacaklı olduğu altı yıldan düşürmeye çalışıyor avukatları. Okumaya devam et ““Ne insan hücreye sığabilir, ne hücre o kadar büyüyebilir.””

Tüketici Kitleler Olarak Kadınlar

1950’lerden itibaren, sanayi kapitalizminden tekelci kapitalizme geçiş ile birlikte, üretimin kitleselleşmesi yeni bir tüketici grubunu şekillendirmiştir. Bu yeni kitle, yeni çıkan dayanıklı tüketim mallarına sahip olmaya çalışan aynı zamanda ücretli olarak çalışan kadınlardır. 19. ve 20. yüzyılın başlarında, ilerici orta sınıf kadınlarının, kadın hakları uğruna verdikleri mücadele sonucunda, yüksek öğrenim, üretime katılma, profesyonel meslek, özel mülk edinme ve oy haklarını kazandıkları görülmektedir. Ancak, 2. Dünya Savaşı ve sonrası, bunun aksine geniş bir durulma devri sonucu kadınların kazandıkları
haklarda gerileme görülmüştür. Farnham ve Lundberg’in 1942’de yayınladıkları Modern Woman:The Lost Sex:Kayıp Cinsiyet adlı kitaplarında, “kayıp” denilenlerin bilime, sanata, siyasete ilgi duyan ve aile çevresi ötesindeki işler ile uğraşan, bağımsız kadın olmaları bu durumu örneklendirmektedir. Zeki, yaratıcı, yararlı kadın tipi yerine
bir “kadınca” kadın imajı, güzel yuvasının “rahat” köşelerinde halinden hoşnut, boş kafalı ev kadını imajı geçmiştir. Bu eve dönüşün aşırı gerici kaynağı Almanya’da, 1930’larda kadınları üç ünlü K’ye Kinder, Kuche, Kirche (çocuk, yemek pişirme, kilise) zorlayan Hitler olmuştur. Okumaya devam et “Tüketici Kitleler Olarak Kadınlar”

Nefrete İnat Yürüyoruz!

LGBTT Onur Haftası bir kez daha homofobi-transfobi karşıtlarının isyanıyla buluşuyor. Öfkemiz, kızgınlığımız, haksızlığa karşı duran inadımız özgürlük ve eşitlik isteyen şarkılarımıza karışıyor. İstiklal Caddesi birkaç saatliğine de olsa gökkuşağı renklerine boyanıyor, adımlar sadece bir yerlere yetişmek için değil, LGBT bireylerin uğradığı haksızlığa karşı atılıyor.
19. LGBTT İstanbul Onur Haftası’nın son günündeki yürüyüş için YARIN 26 Haziran Pazar günü saat 17.00’da Taksim Tramvay Durağı’nda buluşuyoruz.

ontex-canbebe direnişiyle 130. gün etkinliği‏nde buluşuyoruz

“Merhabalar, Bizler 120 günü aşkındır ontex fabrikası önünde direniş çadırı kurarark işimize geri dönme mücadelesi veren ontex-canbebe işçileriyiz. Yüz günü aşkındır sürdürdüğümüz mücadelenin 130.günde anlam kazanması için fabrika önündeki direniş çadırımız da basın açıklaması ve etkinlik yapacağız. Siz duyarlı kamuoyunu bizlere destek olmaya ve sesimize ses katmaya davet ediyoruz. Bizleri yanlız bırakmayacağınızı biliyoruz ve şimdiden teşekkür ediyoruz…

25 Haziran Cumartesi
Etkinlik başlama saati:13.00 Bitiş saati:17.00
Adres: Yenibosna merkez mah.Asena sok.no:2 Bahçelievler Ontex fabrikası önü.(Altın yıldız köprüsü karşısı Starcty alışveriş merkezinden 50 m aşağıda) Okumaya devam et “ontex-canbebe direnişiyle 130. gün etkinliği‏nde buluşuyoruz”

Nefrete inat yaşasın hayat!

Trans Cinayetleri Politiktir!” şiarıyla bu yıl ikincisi yapılacak yürüyüş, “Nefrete inat yaşasın hayat demek için; gasp edilen onurumuzu, sokakları geri almak için; transeksüel düşmanlığını ve trans cinayetlerini durdurmak için” tüm LGBT örgütlerin katılımıyla gerçekleşecek.

II. Trans Onur Haftası Programı

Trans Onur Haftası’nın etkinlikleri, Galatasaray, Hamalbaşı Caddesi, No 22, giriş kattaki Keldani Kilisesinin toplantı salonunda yapılacak. Okumaya devam et “Nefrete inat yaşasın hayat!”

‘Etek boyu’ genelgesi

Giresun Valisi Dursun Ali Şahin, ilk ve orta dereceli okullarda düzenlenen mezuniyet ve kutlama törenleriyle ilgili bir genelge yayımladı. Genelgede, törenlerde kız öğrencilerin eteklerinin diz kapağını örtecek boyda olmasına, kolsuz ve askılı kesinlikle giydirilmemesine dikkat edilmesi gerektiği belirtildi.

Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklama aynı zamanda Giresun Valiliğinin internet sitesinde de yer aldı. Okumaya devam et “‘Etek boyu’ genelgesi”