Ankara da Anarşist Kadınlar Vicdani Retlerini açıkladılar

ANKA1

Anarşist Kadınlar 15 Mayıs Vicdani Retçiler Gününde Ankara Yüksel caddesinde vicdani retlerini açıkladılar. Ret açıklamalarından önce Anarşist Platform olarak okunan bildiride militarizmin ve savaşın yıllardır bu coğrafyada yarattığı acılar ve sorunlar teşhir edilirken, militarizmin sadece kışlada olmadığı bir algı biçimi olduğuna ve hayatın her alanında militarizme karşı mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı. Ecem Morkoyun ve Meltem Nur Tunçay ‘ın aşağıda ki sözlerle vicdani retlerini açıkladılar.Doğduğumuz anda verilen kimliklerin rengiyle belirlenen toplumsal cinsiyetimiz ve zorunlu eğitimle pompalanan “erkeklik” algısı ile “erkekliğin ispatı” için kutsal vatan toprağını aslında örtük olarak ta kadın bedenini savunmak için silah almaya, devletler için kan dökmeye zorlanıyoruz.

Zorunluluğun ta kendisi Türk olmak, erkek olmak, öldürmek, namuslu olmak, vatanı sevmek, susmak, hatırlamamak ve korkmaktır.

Hatırlıyorum Roboski’de Kürt olduğumuz, Amed’de eşcinsel olduğumuz, Antalya’da trans kadın olduğumuz, kürkü olan hayvanlar olduğumuz, kocasından ayrılmak isteyen kadınlar olduğumuz ve askere gitmek istemediğimiz için öldürüldük. Okumaya devam et “Ankara da Anarşist Kadınlar Vicdani Retlerini açıkladılar”

Kadınların Vicdanı Reddediyor!

vicdani ret

Anarşist Kadınlar çağırıyor;
18 Mayıs’ta Dünya Vicdanı Retçiler Günü buluşmasında kadınlar vicdanı retlerini açıklamayı sürdürecekler, savaşa ve şiddete karşı duracaklar. Bu sese ve bu vicdana ortak olalım, 18 Mayıs Cumartesi günü Taksim de buluşalım…

Panel ve Ret Açıklamaları


14.00 – 17.00 cezayir toplantı salonu

14.00 – Sinevizyon ; REDDEDİYORUZ
14.10 – Açılış Konuşması (Vicdani ret derneği eş başkanı )
14.20 – 15.30 – 
Panel : Günümüzde Vicdani Ret
moderatör: eylem sezgin
konuşmacılar:
murat kanatlı – ebco(avrupa vicdani retçiler bürosu):
av. davut erkan (vicdani ret ve hukuk)
halil savda (vicdani retçi – “halkı askerlikten soğutmak”)
tolga islam (asker hakları inisiyatifi)

15.30 – 15.40 ara

15.40-17.00
2. panel 
moderatör: Didem Erbak 
konuşmacılar:
ali fikri ışık (vicdani retçi)
muhammed serdar delice (vicdani retçi)
merve arkun (vicdani retçi)
umut suver (vicdani retçi inan suver’in oğlu – sivil ölüm ve aile)
ani balıkçı (öldürülen er sevag balıkçı’nın annesi – şüpheli asker ölümleri)

17.30 Galatasaray Meydanı

Basın Açıklaması ve Vicdani Ret Açıklamaları

Vicdani Ret Derneği

Anarşist Kadınlar 1 MAYIS’A

anarsistkadinlar09

Anarşist Kadınlar 1 MAYIS’A

“Hayatlarını kendi ellerine alan ve kimseye itaat etmeyenler” özgürleşebilir ancak. Ve bizlere hayatımız boyunca hep itaat etmenin gerekliliği öğretildi. Birilerinin yönetmesi kaçınılmazdır dendi, iktidar kendini böylece daha rahat ifade edebilir çünkü. Yönetildikçe ezilmişliğin getirisi, bu getiriye de katlanılması telkin edildi. İşte böyle bir dünyanın içinde kadınlardan çok daha fazlası bekleniyor. Kadın olmamızdan ötürü daha fazla itaat etmemiz bekleniyor mesela. İktidar konumunu koruyabilsin diye. Biz kadınlar Erk’in hiyerarşisinde birçok farklı konumda eziliyor ve baskı altına alınıyoruz. İktidar konumlarını korudukça o güçleniyor, biz ise çaresizleşiyoruz.

Ancak kimileri bu “ezilmişliğe isyan” eder, iktidarlara itaat etmek istemezler. “Kimsenin kimseyi yönetmediği ve kimsenin kimseye tahakküm uygulamadığı” bir yaşamı savunurlar. Mülkiyeti ve mülkiyet hakkını reddederler; “kimse bir şeyin sahibi olamaz” diyerek. Bütün otoritelere karşıdırlar, “bütün otoriteler yıkılmalıdır” derken sadece kendi kendini yönettiğin bir anlayışın ifadesi olursun çünkü. Düzenin eşitlik yalanına kanmazlar “herkesin ihtiyacına göre verebildiği, alabildiği” kadarına adil derler. “Tüm devletler, sınırlar, onları koruyan tüm militarist yapılar da ortadan kaldırılmalıdır” çünkü şiddet, savaş, işkence, tecavüz, kan ve sadece acı barındırırlar. Günümüzün düzeninde birer köle olmayı seçmezler, “her şey herkesindir” diyerek insanın, doğanın ve tüm canlıların yaşamsal aslı olan paylaşmayı ve dayanışmayı sahiplenirler. Günümüz düzeni ise paylaşmayı ve dayanışmayı, rekabet ve bencillik olarak değiştirmiş, varoluşuna tepkisel ne varsa onu sömürerek yok etmiş, üzerine basa basa kendini korumuş ve yükseltmiştir. Düzen böyleyse yıkılmalıdır elbet ve “yıkıntıların üzerinden yeni bir yaşam” yaratılmalıdır.

Böyle bir düzenden kurtulmayı kim istemez ki? Ancak bir tek kurtulmak olmamalı gaye. Kadın aklındaki iktidara ket vurabilir, kendi bedenini, sömürülen emeğini ve yok sayılan kimliğini elde edebilir, ancak “düşlediğini eyleyebilmek”, yaşamını bugünden yaratarak özgürleşebilmek gerçekleşecek olan gayenin bütünlüğüdür. Biz anarşist kadınların gayesi “özgür bir yaşamı bugünden yaşabilmektir.” Bu yüzden hayallerimiz çalınmadan, hayatlarımız buluşuyor diyerek örgütleniyoruz.

Bizler “özgür bir yaşamı eylemek için örgütleniyoruz.” Eylemi kara mor bayrakla ve isyanla dalgalandırarak sokaklara taşıyoruz. Bu düzeni bozanların yanında, düzencilerin karşısında barikat oluyoruz. 1886’da Anarşist oldukları ve düzen bozdukları gerekçesiyle asılan işçilerin anısına, her sene olduğu gibi bu sene de düzene bir haykırış günü olan “1 Mayıs’ta Taksim” de buluşuyor, kara mor dalgalanıyoruz.

Özgür bir yaşam için mücadelesi kara olan tüm kadınları yan yana eylemeye çağırıyoruz.

Anarşist Kadınlar

 

 

 

Bu Sokakta Tecavüz Var!

bu-sokakta-tecavuz-var-1

10 Mart sabahı bir kadına saldırarak tecavüz girişiminde bulunan erkeklere sadece bir kişi müdahale etmiş, o kişiyi ağır yaralayan saldırganlar kadını zorla bir araca bindirerek Mis Sokak’tan kaçmıştı. Bu saldırı polisin engeliyle medyada sansüre maruz kalmıştı.

6 Nisan’da Mis Sokak girişinde toplanan, aralarında Anarşist Kadınlar, SKM, EHP’li Kadınlar, ÖGK ve LGBT bireylerin de bulunduğu birçok kadın, tecavüz girişiminin yaşandığı yere yürüyerek saldırıyı protesto etti. “Dikkat tecavüz mahalli” ve “Bu sokakta tecavüz var” yazılamaları yapan kadınlar duvarlara da aynı sloganların yazılı olduğu çıkartmaları yapıştırdı. Okumaya devam et “Bu Sokakta Tecavüz Var!”

SOKAKTA TECAVÜZ VAR!

afiş1

Basına ve Kamuoyuna,
10 Mart sabahı saat 4 civarında, kalabalığın yoğun olduğu Taksim’in göbeğinde, herkesin gözü önünde bir kadına tecavüz girişiminde bulunuldu. Her gün binlerce kişinin kullandığı dolmuş duraklarının hemen yanında yaşanan bu şiddete etraftaki esnaf dahil olmak üzere pek çok kişi tanıklık etmesine rağmen, hiçkimse tepki göstermedi. O esnada oradan geçmekte olan bir arkadaşımız tecavüz girişiminde bulunan 6 kişiye müdahele etmek istediğinde, tüm esnaf ve gelen geçenin gözleri önünde bu kişiler tarafından darp edildi. Saldırıya uğrayan kadın ise bu kişilerce kaçırılmış ve halen durumu bilinmemektedir.
Bu şiddet olayı İstiklal Caddesi üzerindeki Mis Sokak’ın aşağısında, Tarlabaşı Bulvarı’nda 7/24 açık Muharrem Berber ve Ciğer-i İstanbul’un hemen önünde gerçekleşmiştir. Her gün bindiğimiz bu dolmuşların önünde, binlerce arabanın geçtiği işlek bir cadde üzerinde, çevreden hiçbir tepki almadan alenen tecavüz girişiminde bulunulabiliyor olması, duruma tek müdahale etmeye çalışan arkadaşımızın yine çevredekilerin gözleri önünde ağır bir şekilde darp edilmesi biz aşağıda imzası bulunanları dehşet içinde bırakmaktadır. Okumaya devam et “SOKAKTA TECAVÜZ VAR!”

Kadınlar Sokakları Terk Etmiyor

10 Mart günü, Kadıköy’de gerçekleşen Dünya Kadınlar Günü mitinginin ardından, Bursaspor taraftarları üç farklı noktada, eş zamanlı bir şekilde Kürt kadınlarına saldırmış, 12 yaşında bir çocuğu bıçaklamış ve bir çok kadını ağır bir şekilde yaralamıştı. Bu yaşanan saldırı esnasında alana girerken bütün kadınları didik didik aramaya çalışan polis saldırıları seyrederek, varoluş nedenini bir kez daha açıkça ortaya koymuştu. Bugün (11 Mart Pazartesi) saat 19:00 da, 8 Mart Platformunun yaptığı çağrıyla bir araya gelen kadınlar, yaşanan faşist saldırıyı protesto etti. Anarşist Kadınlar olarak biz de kara bayraklarımızla faşizme karşı sesimizi yükseltmek için oradaydık. Okumaya devam et “Kadınlar Sokakları Terk Etmiyor”

10 Mart’ta Kara Mor İsyanımızla Kadıköy’deydik

10 Mart Pazar günü Kadıköy’de düzenlenen kadın mitingine Anarşist Kadınlar olarak katıldık. Feministlerin hemen arkasında kara mor bayraklarımızla buluşma saatimiz olan 12:00’de toplanmaya başladık. Bir yanı kara, bir yanı mor pankartımızla 13:00 sularında yürüyüşe başladık. Davullarımız, teflerimiz, düdüklerimizle hep bir ağızdan ses çıkararak isyan çığlıklarımızı yükselttik. “Gelsin Baba, Gelsin Koca, Gelsin Devlet, Gelsin Cop, İnadına İsyan İnadına Özgürlük”, “Öfkeyle İsyanla Haykır Şimdi Şu Anda”, “Tayyip Kaç Kaç Kaç Kadınlar Geliyor”, “Seviyor, Vuruyor, Öldürüyor Hayatımı Benden O Çalıyor, O Erkek O Erkek”, “Dünya Yerinden Oynar Kadınlar Özgür Olsa”, “Devlet Elini Bedenimden Çek” “İsyan, Devrim, Anarşi” sloganlarıyla yürüyüşe devam ettik. Arama noktalarına gelindiğinde pankartımızı ve bayraklarımızı toparladık ve kısa bir açıklama yaparak, üst araması yapılmasına izin vermeden, arama noktalarından geçtik. Kısa süreli bir arbede yaşansa da “Polis Elini Bedenimden Çek” sloganları eşliğinde polis barikatlarını aştık. Alana “İsyan, Devrim, Anarşi” sloganlarıyla girdik ve alandaki bütün kadınları selamladık. Okumaya devam et “10 Mart’ta Kara Mor İsyanımızla Kadıköy’deydik”

Feminist gece yürüyüşünde yüzlerce kadın isyan çığlıklarını yükseltti


İstanbul Feminist Kolektif’in çağrısıyla gerçekleşen geleneksel feminist gece yürüyüşüne yüzlerce kadın katıldı.
Galatasaray Lise önünde toplanan kadınlar, mor flamalar ve mor dövizler taşıdı.”Bedenimiz, hayatımız, kararımız bizim, aileniz sizin olsun” pankartı arkasında yürüyen kadınlar, “Erkek adalet değil, gerçek adalet”, “Aileyi değil, kadını koru”, “Erkekler evlere yemek yapmaya- ütü yapmaya- çocuk bakmaya”, “Kadınlar savaş istemiyor”, “Erkeklerin sevgisi kadınları öldürüyor”, “Öldüren sevgi istemiyoruz”, “Kadın cinayetleri politiktir”, sloganlarını attı. Okumaya devam et “Feminist gece yürüyüşünde yüzlerce kadın isyan çığlıklarını yükseltti”