Özgürlüğü Yaratmaya 5 Mart’ta Sokaklara

ÖZGÜRLÜĞÜ YARATMAYA; SOKAKLARA!

Biz kadınlar, dünyanın neresinde olursak olalım, doğduğumuz andan itibaren “sadece kadın olduğumuz için” yok sayılan, aşağılanan, ötelenenleriz. Bizi kadın olmamızdan dolayı ezen ataerkiye karşı; Var olabilmek için kadın kadına dayanışmaya sarılmalıyız!
Her sınıftan ve her kültürden erkeğin tacizine, tecavüzüne, şiddetine maruz kalanlarız; vahşice katledilerek yaşamı çalınanlarız. Yaşamak için örgütlenmeliyiz!

Bugün içinde bulunduğumuz OHAL sürecinde de, devletin muhafazakarlık politikalarının hedefi olarak her gün daha fazla baskılananlarız. “Sadece adaletsizliklere boyun eğmediği için” gözaltına alınan, işkenceye maruz bırakılan, tutsaklaştırılanlarız. Her koşulda, her halde direnmeliyiz!

Devletin seçim zamanlarında yaşamın diğer tüm alanlarındaki gibi yok sayılmamıza rağmen, “politik bir özne” olduğu hatırlatılan ve oy istenenleriz. Yine bir referandum sürecinde, yine sunulan seçeneklerden birini seçmenin hayat memat meselesi olduğunun söylendiği günlerdeyiz. Ancak biz kadınlar biliyoruz; tek bir seçeneğimiz yok. Bize “tek bir seçenek vardır” diyenlere, diyeceğimiz çok! Biz kadınlar biliyoruz ki; kadının ezilmişliği, bir referandumluk süreçle bitmeyecek. Sandıktan çıkan sonuç ne olursa olsun; erkek egemenliği sürdükçe kadının ezilmesi de sürecek. Her alanın erkekleştiği, her mekanizmanın erkek olduğu, mekanizmanın her parçasının kadın düşmanı olduğu sistemde, kadın var olamayacak. Özgürlük sandıklara sıkıştırılamaz, öz gücümüzle mücadeleyle özgürleşiyoruz!

Bütün bu baskı, saldırı ve katliamlara karşı bir çözüm yolumuz var; o da mücadele etmek. Yaşamlarımızı savunmak için, sokaklara çıkıp eylemeliyiz. Özgürlüğü yaratmalıyız!
Özgürlüğü; kendi irademizle, öz gücümüzle ve örgütlülüğümüzle yaratmalıyız. Bütün kadınları 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mitingi için, 5 Mart Pazar günü sokaklara, meydanlara çağırıyoruz.

Haydi kadınlar özgürlüğü yaratmaya, sokaklara!

Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın Özgürlük!

5 Mart Pazar
Saat: 12:00
Buluşma Yeri: Dikilitaş anka
Bakırköy Özgürlük Meydanı

Our Freedom Is In Our Struggle

ref-engIn women’s freedom struggle, discussion of “right to vote” goes back to 19th century, the time when “right to vote” campaigns were at their peak. Although “universal right to vote” has been imposed as a political reality from the time it was put in effect along with the West type of “liberal democracies” existing in many parts of the world; it is a subject of an ongoing discussion for us, women, who have been witnessing that liberal democracies have not brought about any kind of “freedom” and who are sure that it will never do.

When “right to vote” is presented on the basis of equality of woman and man, it will trap woman into a big delusion. Like many other subjects that liberal democracy puts under the scope of rights and freedoms, it presents a fait accompli, avoiding in depth discussion of theoretical and practical aspects of the subject, and an evaluation of the implementations with regards to the individuals who will exercise these “rights and freedoms”. This feature of liberal democracy is related to its state structure which will not let questioning of the political, economic and social mechanisms and will impose these mechanisms on individuals. As for the ones who question this state structure and its mechanisms have been labeled as opposing “equality of woman and man”.

The discussions related to women’s “right to vote” exist both in the past, and also today. Observing the discussions made during 19th century in the North America geography where these campaigns were at their peak, enables us not only to see the relationship between the mere “right to vote” and woman struggle, but also to think about concepts like woman as a political subject and political equalit (devam…)

Kara Mor Hafta’da Buluşuyoruz

1a
Biz Anarşist Kadınlar, tacizin, tecavüzün, katliamların ve var oluşumuza yönelik tüm saldırıların ortasında; direnişi, mücadeleyi, dayanışmayı ve özgürlüğü hep birlikte yaratmayı seçtik. Bugünse kendi sözümüzü çoğaltmak, kız kardeşlerimizle buluşmak, yaşanmışlıklarımızı da hayallerimizi de paylaşmak için bir bahane yarattık. “Bir gün değil her gün bizimdir” diyerek, kadınların isyan ve mücadele günü olarak sembolleşen 8 Mart’a yaklaştığımız bu haftayı KaraMor’a boyadık.
KaraMor Hafta’da, yaşamın her alanında olduğu gibi edebiyatta kadınları yok sayan; aşağılayan; kadın düşmanlığını yaratan, besleyen ve yazan “erk”ek edebiyatçıları konuşacağız. Varoluşunu kadınları baskılayarak sağlayan erkek iktidarlara ve tüm iktidarlara karşı mücadele eden, özgürleşen, devrimi kendi elleriyle yaratan ve anarşist kadın mücadelesini bugüne taşıyan Mujeres Libres’i anlatacak; İberya’nın özgür kadınlarının mücadelesini paylaşacağız. Erkek ve devlet şiddetine karşı direnirken, erkek egemenliğinin baskısından ve şiddetinden kurtulmak için biz Anarşist Kadınlar’ın ne istediği sorusunu hep beraberce yanıtlayacağız.
Yaşamlarımızı yeniden inşa edebilmek, özgürlüğümüzü kendi ellerimizle hep beraber yaratabilmek için tüm kadınlara sesleniyoruz. 8 Mart yaklaşırken, kadın dayanışmamızın gücüne bugünlerde daha da çok ihtiyaç duyarken; tüm kız kardeşlerimizi Anarşist Kadınlar olarak 26A Atölye’de düzenleyeceğimiz KaraMor Hafta’ya bekliyoruz.
* Etkinliklerimiz sadece kadınlara açıktır

Anarşist Kadınlar’ın 8 Mart Kadın Platformu’nun “8 Mart’ta da Referandumda Hayır” Söylemine Sıkışmasına Yönelik Eleştirisi

a
8 Mart Platformu öznesi kadın olan, söylemini kadın temelinde kuran, politikalarını kadın üzerinden şekillendiren, kadın dayanışmasını önemseyen bir bileşen olma özelliğini sürdürmektedir. Ortaklaşmanın zemini olan birçok platform tartışmanın, kavganın ve ayrışmanın talihsizliğini yaşamışken/yaşarken, 8 Mart Platformu; söylemi ve eylemi ortak zeminini her daim yaratabildi. Birçok kadın örgütü bu platform aracılığıyla dayanışmayı yaşadı, yaşattı. Bu sarsılmaz ortaklaşmanın nedeni ise bizleri bir arada tutan “kadın” vurgusuydu. İster sosyalist, ister anarşist, ister Müslüman, istersek sendikacı olalım… Önce kadın. 8 Mart’ın da anlam ve önemini hatırlarsak bir kadın eylemselliği olarak düşünüldüğünde her ne olursa olsun, bu vurgu, “asıl” söylem, “asıl” eylem olarak yansıdı bugüne kadar.
Şimdi içinden geçtiğimiz süreçte, her ne olursa olsun yine bu vurgudan vazgeçmemek gerekir. Yoksa öncelikler değişir, “asıl” olan unutulur. Tartışmalar yaşanır, kavgalar başlar, ayrışmalar kaçınılmaz hale gelir. Ortaklaşmanın zemini ortadan kalkar.
Biz Anarşist Kadınlar 2010 tarihinden bu yana bu zemine ayaklarımızı sıkı sıkı bastık. Söylemi benimsedik, eylemi önemsedik, dayanışmaya kucak açtık. Söz konusu kadın olduğunda “yol” da vermeyi bildik. Ancak şimdi söz konusu “referanduma hayır”. Bu söylem öncelikle bize ideolojimizden dolayı ters değil. Biz ideolojimizi bu platformda hiçbir zaman önceliğimize koymadık. Bu konuda da tavrımız aynıdır.
Geçtiğimiz 13 Şubat günü 5 Mart Mitingi örgütlenmesinin toplantısında, (toplantı notlarında da yer verildiği üzere) bir tartışma yaşadık. Tartışma notlarda aktarıldığı üzere “Hayır” demek ya da dememek üzerine basit bir tartışma değil, tüm platform bileşenlerini ve 8 Mart Platformu’nun öz niteliklerini de etkileyecek şekilde önemliydi. 5 Mart Mitingi’nin asıl söylemi başlığında alevlenen tartışmada istemeyerek “yol vererek” tartışmayı durdurmamızın ardından Anarşist Kadınlar olarak da kendi aramızda tartışmayı sürdürdük. Ve gerçekleşen tartışmanın 8 Mart Platformu bileşenlerinin tümünü ilgilendirdiğini dikkate alarak “asıl söylemi” tekrar tartışmayı gerekli gördük.
8 Mart Platformu, kadınlı erkekli 8 Mart örgütlenmesinden, 8 Mart gece yürüyüşü örgütlenmesinden bağımsız olarak kadınların özörgütlü mücadelesini temel alarak kurulmuştur. Bizi bir arada tutan kadın olmamız ve günün anlamı özelinde bir mitingi birlikte örgütlememizdir.
Ne var ki, bugün gelinen noktada coğrafyamızda var olan politik gündem iktidarın da manipülasyonlarıyla bütün toplumsal muhalefeti referanduma ve sandığa sıkıştırmaktadır. Bunun dışında bir gündemin tartışılmasını olanaksızlaştırmaktadır. Ancak referandumda hayır stratejisini benimseyen kadınları eleştireceğimiz zeminin burası olmadığını biliyoruz. Bizim en başından bu yana ısrarcı olduğumuz 8 Mart örgütlenmesinin ortaklaştırıcı niteliğidir.
8 Mart Platformu’nun dünya çapındaki tüm kadınların örgütlülük, mücadele ve dayanışma günü olarak sembolleşen “8 Mart”a dair yapacağı bir mitingi de sandığa sıkıştırmak ve tüm örgütlenme sürecini de referandumda “hayır” demeye çağırmak üzerinden yapmayı düşünmesi tarihsel bir yanılgı olur. Eğer yapılmak istenen bir “hayır” mitingi ise; bu bugün dışında, 8 Mart Platformu dışında başka bir mecrada örgütlenmelidir.
Merak konusu olmadığını biliyoruz ancak belirtelim; Anarşist Kadınlar olarak bu referandumda da oy kullanmayacağız. Bu bizim varoluşsal sorumluluğumuzdur. Bunu tartışmak da bu zeminin konusu değildir. Bizler bu coğrafyada iktidarın seçim sonuçlarını nasıl manipüle ettiğini, seçim sonuçlarında istediğini bulamayınca manipülasyonu nasıl arttırdığını deneyimledik. Toplumda öyle ya da böyle çoğunluğu kazanan iktidarın çoğunluğa güvenerek azınlıkları nasıl yok saydıklarını deneyimledik. Deneyimlediğimiz tüm bunlara karşı biz kadınlar, örgütlülüğümüzün ve dayanışmamızın gücüyle bunca zaman mücadelemizi yükselttik.
Şimdi bir kez daha söylüyoruz: Kadınların kendi yaşamlarını kazanmak ve kendi seslerini yükseltmek için bir araya geldiği; öznesi ve vurgusu “8 Mart”a dair gerçekleşecek olan bir mitingin “asıl” söyleminin kadınları referandumda “hayır” demeye çağırmak üzerinden kuruluyor olması, kadın mücadelesinin ekseninin kayması demek değil midir?
Geçtiğimiz pazartesi günü gerçekleşen toplantıda, orada bulunan bütün kurumların karşısında bu vurguyu yapan ve “asıl” söylemin buraya sıkıştırılmaması konusunda tepki gösteren/ısrarcı olan tek kadın örgütü olarak biz Anarşist Kadınlar, çoğunluğun azınlığı yok saydığı/hiçleştirdiği bir birliktelikte ortaklaşmanın var olamayacağını düşünüyoruz. Kadın dayanışmasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyarken, bu tartışmayı “hayır-hayır değil” ekseninin dışında, kadınların özörgütlü mücadelesi ve kadın dayanışması ışığında bir sonuca bağlayabileceğimizi savunuyor ve bu konunun bugün (21 Şubat Salı) gerçekleştireceğimiz toplantıda tekrar tartışılmasını bir gereklilik, bu topraklardaki kadın mücadelesi ve içerisinde bulunduğumuz 8 Mart Platformu’nun varlık amacını yeniden hatırlatmak için bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz.
Dayanışmayla.

Toplam 47 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345102030...Son »
Kadınlar Sokakta © 2013 Yazı Ekle
WP-Backgrounds Lite by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann 1010 Wien